3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1420
Okunma

buradan itibaren küstahlığıma verin,
üzerimde taşıyorum kutsalımı, suyla yere eğiliyor
başucumda taşıdığım kılları kaşıyorum
insanım
sonra bilmenin tarafı
sonu hiç gelmeyecekmiş gibi hissettiğimde
acele not düştüğüm bir atom parçası oluyorum
bu kadar çok tabela, beton ve yığın
başka atomlara yama yapılıyor yön haritam
siz bahça kenarında bir sepet elma
birbirimizi şimdilik itiyoruz
büyük harflerle yazılmıyor çoğu hayat
basit arzularıyla olabildiğince de komik
kendi içinde devrimci oluyor- bu hücre kime ait?
devreden bir büfeci hazımsızlığı kenar da iki büklüm
bir soru büyüyor sona yaklaşılan her gün
insan kendini arıyor; nerede özüm?
hava, bardağın içine doluyor, gölgesiz
söylediklerine bakılırsa düşüncelerimiz yasaklı
kiminin kucağında bomba
sopa altından gösterdiğin o yara
üzerime gelemeyecek kadar yorgun bir buz parçası
kırılıyor kurumuş deri
sigarandan sonra biraz daha eriyor,
soğuk kıç, kanlı mecmuanın diline yakışacak cinsten
burada ’party of sins’
taksonomi heyecanla dokunacağı yer de kaçıyor
gereksiz bir homosapiens
biz, nefes nefeseyiz
oysa rahatız, buraya kadar hiç olmadığı kadar biraz da asalak
isterdim bir temmuz güneşinin altında ıhlamur ağaçlarından
gölgesinde çaydan su içen köpeklerden bahsetmeyi
kurbağaların utanarak suya atladıkları yeri
kuşların asil öttüklerini, bunu bilmekten gururumu
ya da umutsuzluğumu, artık nereden gelebilecekse huzurumu
fakat gereksizlik bütün ya da idea var edecekse
kirli bir apartman paspası kadar değerli olabilir
kimse umursamadan alışkanlık üzere uğrayabilir
onun üzerine ayaklarıyla dokunabilir
ve bir kez olsun düşünmez, paspas da ağlayabilir
özün ceninden itibaren çıkış noktası bir şeyi yakmakla alakalı olabilir
bir çocuk parkını yakmaktan başlayabilir akıllı bir deli
sonra ağaçları, öten kuşları, güzel bakan kedileri
kendisine yetemeyense şiirleri
kimseye ait olmayan dizeleri yakmakla başlayabilir
bir özden bahsediliyor- aklıma gelen soğuk bir kıç
yüzeyine yapışmadan eriyen niyetli bir dondurma
etnisite dahilinde mesnetsiz bir suçlayıştır bana
nasıl olsa biteceğini biliyorsa insan, bir özü
köz yapabilmekten korktuğu kadar da insan kalabilir
buradan itibaren de ben kendime
soyulmuş elma ve salatalık armağan ediyorum
bir gölden amansızca kopardıkları tuzla
gözlerim yolda kalmıyor
cebim eline gitmiyor
sonra demiyorum kusura bakma
gemilerin soğuk kıçlarından baktığımda
bir şehri gözlerimle ufaltıyorum
ışıkların raksı kalıyor koca gürültüden
kaşlarımın altında iki altın sarısı zebani
dalgaların yıkadığı gövdesiyle bir gemi
yakınlarda duran yokluğun serbest düşmeye müsait sesi
okuduğumla kalıyorum
meraklı gözleriyle harita ortaya çıkarıldığında
insanlar mazisinden bir müze gururuyla bahsedebiliyorlar
ziyaretçi sayısıyla bazıları olabildiğince iyimser
iyimser anılar serpiliyor
buraya kadar deniliyor
ten muse kapılarını kapatıyorlar
kalp bir yalnızın şeridinde asla durulmayacak noktadır
ceza ağır
affı güç bir tövbe tomurcuk
yine irfanı kıyanın kendisi ben
çıplak ayaklarıyla tenmuse titreyişte:
-dayanılacak son noktayı arıyorum
5.0
100% (7)