0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1150
Okunma
sen gidince
yüreğim yandı
sanki yüreğime benzin döküp yaktılar
sen gidince
yüreğim küle döndü
sen gidince
gecenin en karanlığı düştü içime
içime kızıl bir hüzün çöktü
bir akşamı gölgesiz yürüdüm
yıldızlar kadar uzaktım kendime
ay bile çaresiz bakıyordu gözlerime
bense ay’ın içinde senin yüzünü arıyordum
yüzün ay’dan daha güzel
ve aydan daha parlaktı
sen çok uzaktan bakıyordun bana
bense yüreğim çürüyene kadar seni yazıyordum
sokak sokak seni arıyordum
fırtınalı gecelerden geçiyordum
içimde bir yangın
binlerce kez tutuşuyordum
tutuşuyordum
ama bir türlü yangın sönmek bilmiyordu
içim yanıyordu
ben yanıyordum
yüreğim yanıyordu
sen bir damla su olmadın yüreğime
sen gidince
elimdeki gülü kokladım
solmasın diye gözyaşlarımla suladım
elimde kanayan bir gül
bense içimde göç eden mevsimler biriktiriyordum
kış oluyordum
sonra yine kış
ben hep üşüyordum
ben hep sensiz kalıyordum
sen uzaktan bakıyordun bana
ben aşk sarhoşuyum
gözlerinden içmişliğim var
şarap kırmızısı bir ilticayım ben
yüreğine mülteci kalmışım
kapı ardından gökyüzüne uzanıyorum
saçlarına dokunur gibi
gökyüzünü kucaklıyorum
sen gidince
bir kuyunun en dibine attılar beni
mezarım bile sensizlikle sıvanmış
yanıp tutuştum mu
kül mü oldum
bittim mi bilmiyorum
ben sen sarhoşuyum
göğsüne başımı yaslamışlığım var
ve kokunu içime çektiğim
bedeninde yatmşlığım var
ibrahim dalkılıç
23/06/2017
22:55 izmir
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.