31
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
2171
Okunma

Vurgun kaçaklarını seyre daldı da gönül
Simdi yanar yanlışlarına şimdi üzülür.
Kara vicdan yarasıdır susku ile örtülür.
Perişanlıkları perdelerle örtme
Gün gelir merhametin dili çözülür...
Bir sancıları bayılma eşiğinde
Kokusu mürekkep keskinliğinde
Mavi gecede kırıldı kalem...
Bir keskin kılıç
Hoyrat acımasız darbe
Şah damarından vurgun yedi Aşk!
Son kez çekildi geleceğe perde...
Acı kara üzüm suyudur şimdi kan
Damardan diğerlerine şifa akar
Etrafı yersiz bir kahkaha sarar
Sarılır beden toprağa
Yaban
Gerçeği o zaman anlar
Gelecek bir kara boşluktur şimdi
Gerçek üstü bir benzetmeyle serilir riyalar
Sere serpe bir kadın uzanır tam da ortasına sahnenin
Bekle!
Oyun şimdi başlar...
En keskininden bir mavi bakıştır şimdi an.
Göz bebeğinden fırtınalar kopar
Bir rüzgâr iner sahneden
Seyre dalanı selamlar
Sıtma tutar heyecanları
Mikrop kalbe sızar...
Acı vereni seyre dalmak
Kirletmez mi dersin seni?
Ey şaşkın
Sorgusuz bir darağacına astın kendini
Zor mu gelir âdeme sorgularında boğulmak
Boğulmak bir mürekkep karasında
Belki diriltir beni!!
Sahne kapanır alkış kopar
Kopar urgan
Kendi düşen de ağlar!
Mate’08
* Fotoğraf sahibi: Begüm ÇELİKKOL (internetten alıntıdır)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.