10
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1165
Okunma

sıkışırdık.. bizim sıraya..
mekdebe geldiği günler...,
aynı sırayı O’nunla
O’nunla yanyana
müfettiş her geldiğinde köye..
ne hülyalar kurardım
“-müfetdiş gelse” diye
herkes bilir..
imrenir
yatalak dedesinin başından ayrılamadığını
herkeşler Aşadudu’ya acırdı..
dedesine bakarak geçti ömrü-hayatı
şaşkındı babası
üvey ana cabası
Ayşedudu ömrümün varı
üsdelik bir de kendibaşına halı dokurdu
ilk göz ağrım Ayşedudu
bir tek müfettiş geldiğinde
gelirdi Ayşedudu mektebe
o da kırk yılda bir hani
yoktu hiş bir şeyi..
ne çantası,
ne kalemi, ne silgisi
benim defterimi kordu önüne..
elinde tükenmek üzere
iki uçlu boyamla
eli erdiği yere süs yapardı
bir lacivert, bir kırmızı
bi dee..
baş harflerimiz yanyana
başharflerimiz yan yana ne güzel dururdu
bana ne hayallar kurdururdu
Ayşedudu..
O’nun hiç okuma yazması olmadı..
ama neler yazardı gönlünce...
geleceğe dair,
beni ne düşlere daldırırdı
parıl parıl ışıldayan gözleriyle..
ben okurdum..
ben yazardım..
O dalardı, ben dalardım
İlk göz ağrım.. yavuklum
Ayşedudu’m
o çocuğudu, ben çocuk..
çocuk gibi çocuğuduk..
mutlu ama çok mutluyduk..
gülüşü tomurcuk
gözleri boncuk
çocukluğumuzdan daa,
o köydeki o cennetten de
ikimiz de kovulduk..
sebep oldu o garadut
tadını hatırlamayorum,
acımı atamıyorum
kara yazgılımm
garagözlümm
kara sevdam
karadutum
Ayşeduddu’m
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.