Bir peşin hükmü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zordur. - einstein
İbrahim Çelikli.
İbrahim Çelikli.

Tırtar / Minval

Yorum

Tırtar / Minval

( 8 kişi )

3

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

1552

Okunma

Tırtar / Minval

Tırtar / Minval

..

"-eveli bi kedi, usanmış bi sıçanın elinden
netti ettiyse, hakından gelememiş
bu sıçanın eve verdiği zıyan yüzünden
sahibinden zılgıt yerimiş

ne yakalanıyo,
ne gapana düşüyo
ne ağılı buyday geliyo hakkından
ne de ne tecemillet ilaç-garaç

bi ğün sıçanın deliğine gelip
senin pistan paşa
beyaz bayrağı çekip
hoş-beşden sonura
me(v)zu zeyaretin sadedine gelmiş
pistan paşa
"-erkeğsen deliğinden çık,
karşı deliğe gir” demiş
sıçan demiş ki
"-neyye"
"-elimdeki peynirin birazını"
“becerebilirsen sana vercen” demiş..

geli(r) mi sıçanın işine
kedi mesafeyi güççültmüş
güççüldükce güçcültmüş
peynirden payı da böyültdükçene böyütmüş
penirin yarısını vaat etmiş
ı ıhı
sıçan -Nuh deyo peygamber demeyo-

"-hu yakınındağı deliğe gadar seğidisen”
“-mükafat”
“-peynirin hepiciği"
sıçan bakmış, gene işine gelmemiş
delikden başını uzatmış
“……….”
"-valla pistan paşam mesafe kısa
armağan böyük
bu işin işinde bi puş(t)luk var,
ben deliğimden galayın
peynirin de sende galsın
sen bi ğözel afiyetinen ye
benden yanı
gatın-gatın halal-hoş ossun
sana lop lop et ossun" demiş.

onculayın;
nokta gadak ma(n)fat uçun
virgül gibi eğilme
ıççık idareli ol
elindekiynen yetin
ne demişler
herşeyin azı yarar, çoğu zarar
aza kanaat et
“çok verip taşırtmasın
az verip şaşırtmasın”
..
“gonşunun evindeki tavık,
gonşuya gaz görünü(r)” derler ya hani,
..
“-neynecen sen elin
“üç oğlaklı beş geçisini”
deye boşuna denilmemiş”

“-her başın kendine göre derdi
her dağın gendine göre dumanı var”
elin adamı “dışı seni, içi beni yakar”
demiş

“-eh şükür emrine de,
şükür olduğumuz hala de
sen, sen ol

“ayağını yorganına göre uzat”

“güvenme dayına azzığını al yanına”

“çoğu arayan azı bulamaz”

“gayıl ol gaşşığındakı bulgura
pirinç arayayın derkene
evdeki bulgurdan olma”

“pelidini ele yedirmiş ala-gabak geçi gibi
bakar galısın sonra”
demedin deme bana”












“-isder gücen, isder darıl,
“işden artmaz, dişden artar”,
aç kalmayayın deye de harama el atma

“çok yemeynen çok olmaz”

“elden gelen öğün olmaz,
öğün olsa karın doymaz”

i(n)san n’oldum dememeli,
acaba n’olcan demeli”

“-Canab-(ı) Allah son gürlüğü versin
başdan güldürüp de sonradan
terbiye etmesin
niye demişler
“son gülen eyi güler” deye
atalarımız boşuna dememişler
ne demişlerise

gerçi bizim ki ha öylesine yani ki bi acaba
nası(l) etsek, neresinde vardır bi hayır
kader deye bişiy var aslında
“sen ne yaparsan yap iş olacağına varır”




























yani şe(hi)re vardın mıydı,
gözünü dört aşcan
köydeki ğibi;
gonu-gonşu ekmek vercek deye
beklemecen
ayakda uluk gibi uyumacan,
çuval ağzı aşcan,
“su akarkana desdini doldur”acan
azzığını yanına alcan,
dayına güvenme(yeceksi)cen

elinden geliyosa eyinlig etmegden geri durma
emme eyilik ettim deye de
kimsenin başına kakmaya gakma
“eyinniğ et suya at, balık bilmezse
Halık bili(r)” bunu da unutma

olur a!
birine bi hızmatın dokanır
elinden dutmak nasip olursa da
“etdin bi hayır
budunu-bacanı ayır” dedirtme
eyinlig et demişler at suya
balık bilmezse Halık bili
balığı unut,
Halığı unutma





















bir de derlerdi “-bu dünya fani”
“-yok dünya değil de insanlar fani”
oysa kim gelmiş de dünyaya kalmamış izi,
bir ağacın gövdesi,
dalları,
yaprakları,
çiçeği,
meyvesi
gibi.
































hayat bu minval üzere devam eder
her mevsim, anırırdı köyde eşekler
selamlaşmalar,
hal-hatır sormalar “devam eder gider”di
her zaman beyaz açar papatyalar
ama baharı beklerlerdi

geceler gündüzü
mevsimler, mevsimleri kovalardı
bu minval üzere gün;
her gün bir sabahla başlardı
ve her gün olurdu akşam
bebekler doğunca ağlardı,

başkaları ağlarlardı
gidenlerin arkasından
bir de dünyaya bırakmışsa
evlat hayırlısından
başkalarının ağladığı yalan
ne göreceksin el duasından
giden gittiği ile kalır
gerisi vesselam





















köyde de bu minval üzere yaşanırdı
herkesin hikayesi
üç aşağı beş yukarı aynı
herkesin hikayesini herkes bilirdi
her günün hikayesi de
gün doğumu ile başlardı
günbatımında sona ererdi
kendinden öncekiler gibi

“-dur bakalım” derlerdi
dur bakalım
gün doğmadan neler doğar
gün doğmadan
gazyağı takviyelenmiş
süğen kandil ışığında
ahırlarda inekler buzalardı
avlularda davarlar kuzularlardı

önce ayakları gelirdi yavrunun
“-düğenin çatı
baya geniş marağ etmen”
“-başı geri dönmüş bara ğidi ip bulun”
Kara İrbemi ça(ğı)rın hemen”

saman yetmeyebilir endişesiyle kışları
çoban sabahtan yayıltmaya,
gece örümeye götürürdü davarlarını
kabayelden erirdi çalıların karları
buzağılacı inek sahipleri
gece boyu ahırı yoklar dururlardı
ellerinde çıra maşalası,
ya da gemici feneri













“-emme, geçiler acıkırdı
emme samanlıkta saman azaldı
gayfadan eve geldim mi
gözüme uyku girmezdi

hadi bakalım geçileri gattığım bille önüme
emme Gocaduzladan Garadepeye
emme Goruya emme Güneyiye
geçileri örümeye

gecenin yumuşak ülüzgeri
yanaklarıma gan getirtdirirdi
isder malihülle gur,
isder ısdık çal,
türkü söyle
isdersen tesbik çek,
sağ barnakların sol elinde

çok geşmez,
Senget Ovasından bi gamyonun şavkı ıldırar
epeyli bi zaman sonura,
gaybolur geder, sonura tekral çıkar
annacağınız Daşkestinin orda
Ganlıbalamıdın dereye girmiş, çıkmışdır
sonura Yalavaş cenahından gelen
bi gamyon da onunan garşılaşır

hey anam hey be,
hinci bu gamyon gündüzden aldı yükünü
ver elini tee bilmen nerenin bazarı
en tevlikelisi de
Akşe(hi)r Belinden aşcak öyle ya gari
Cangurtaran’ı geşdin mi
yüz metreden fazla uçurum
ne yüz-ne ikiyüz
Allah mafaza ıçcık bi dikgatsızlık ettin mi
ğözünü yumup-açasıya yani
emme öyle yerde gaza olmazımış
?
dıkgat ediliyo demek ki








ajanıslarda gamyon devrilmiş de
bilmen gaş takla atmış derler ya
Akşer Belini görmeden
“-ha di be! bi gamyonun, bi otoposun
bi takla atması uçu en az yim metiro ilazım
beş takla atsa yüz metiro bi çukura düşmesi ilazım öyle ya
Akşe(hi)r Belinde aşşaları görmeyon valla
beş taklada atar, on takla da
Engilli’ye doru sallanınca
yollar sıçan yola(ğı) gibi
annaçtan bi tomafil filen gelivise
Allah m(uh)afaza

durup beklecen garşıdan gelen şöförü
belli kiyne Dövletin ğücü
Akşer Beline yetmeyo,
gücü yetse neyder-eder
Akşer belini dümdüz eder
işde öyle mefrat bi yer!
Akşer beli mi Akşer beli
bak-gör gözet Ya Rabbi!
Ümmet-i Muhammeti









ÇALI’nın 1300 sahifesi geride kaldı
samimi alaka ve toleransınız için teşekkürler.


DİPNOTLAR
sıçan: fare
tecemillet: türlü çeşitli akla gelen gelmeyen, duyulduk-duyulmadık
gatın-gatın / katın-katın: kat kat, kat be kat
buzalamak : buzağılamak, ineğin yavrulaması,
düğe: 3 yaşında buzağılayabilir inek
çat: arka, kalça, bud
çat: aynı türden (kemik, yol, su vs) iki şeyin kavuşma birleşme yeri
buzağı: bücük, inek yavrusu
ıldıramak: ışığı parlamak
cenah: yön, taraf
sıçan yolağı: dar, çok dönemeçli, uzun yol anlamında


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Tırtar / minval Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Tırtar / minval şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Tırtar / Minval şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
glenay
glenay, @glenay
28.3.2016 23:18:20
5 puan verdi
Yine minval üzre öykü yazılmış, şiirce.

tebrikler kardeşim,

selamlar..
Etkili Yorum
İmdat TÜRKEL
İmdat TÜRKEL, @imdatturkel
28.3.2016 19:21:36
5 puan verdi
YAZAN VE HİSSEDEN YÜREĞİ KUTLUYORUM HOCAM HARİKA OLMUŞ TEBRİKLER SAYGILAR ESEN KAL ALLAHA EMANET OL
Etkili Yorum
Işık  Mehmetali
Işık Mehmetali, @isikmehmetali
28.3.2016 18:54:04
5 puan verdi
Kısacık öyküydü şiirle anlatılan ama ders gibiydi anlayana eyvallah usta
Kalemin susmasın
______________________________Selamlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL