1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
795
Okunma
bir başka oluyorum böyle zamanlarda
nasılsın diyesi geliyor insanın ve kedileri sevesi
avuçlarında kararmış elleri özlemekte suç sayılabilir kendine dair şerh koyabildiğinde eskiden ne çok da seviyormuşuz birbirimizi bunları yalan olarak kaydedebilirler
kalbimizin attığını hissedebilen iz ağlarken görüyorum ince tenini
baharsan fazlası da yakışmazdı
kahvenin önünde fincanın mavisi, sana anlatacaklarım vardı oysa çay henüz demini almıştı ve gitmemek yaraşırdı bileklerine
topraktan ne kaldıysa geriye teninde tanrı çiçekleri büyüyor , büyüyorsun,
göğüslerin büyüyor bir dünya sığacak içine, galaksilerden arda kalan gözlerin
mutlu bir şarkı söyleyebilir şarkıların mutlu olduğunu kim çıkardı,
sen heyecanla gülüyor musun hala ve yanakların da mutlu mu,
anısız yaşamak koymuş olabilir benim gibi muğlak birine
insanların içinde kafir acıları da olur
idari bir büro beyaz leçeğine acılar dayadığı kadınların iri ellerine
bildirir evlatsızlığı
sen daha çok yanılmaktan ötürü güzelliğini unutursun , üşüyebilirsin de utanmadan ellerin doluyken
kalp meselesi değildi, içtiğim son çayı da dökerken boğazına
siyaha bürünür incecik bedenin talibi yalnızlık olan sevdalara
gidip dönmenin olmadığı tarihlerde coğrafyan gelişir
oysa karlofça gibi makus bir ant sevdalara yakışır mı
imparatorluğun son şaşalı çağından geriye
saçların asma yaprağında üzümü şarap etmiştir
haraptır gemileri denizlerimin
bu mavi, beyazdan da beyaz
kalabilirsin şimdi masa da kirli bir kul tablasında
adını soyup, bir şey kalır senden
olmaları yakan düğünler arasında
zaten fazlasını ister insan sevdiğinden
hırıltıların bardağa döküldüğü gecelerde
ellerin ayrı bir mey
tüketirler cüzzamlı ruhlar
sen şey, daha başka bir şey kalırsın istasyonda
sesinle övünen melekler hicran yurdunda
kütle hacim hesabı yapılmaz gerçeğe
ben ruhumu dudağımda tutuyorum
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.