17
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
2057
Okunma


yürümesini bilmeyenler koşanlara kızarlar..
aldanışı ömrümüze biz sunuyoruz
vazgeçmeyi de
yeniden başlamak evet korkutucu
ama bazı şeyler ölümüne üstüne gitmeye değer
orada öylece yürüyordum
konuşmuyordum
susmuyordum
doldurmuyordum
boşaltmıyordum
ağırdan almıyor hızlanmıyordum
hiç bir gerçek benimle değildi
düşlerin doğurduğu tutkular yıkadı göğsümdeki karanlığı
kuralsızlık kaygı hatlarımdan ruhuma ulaştı
öyle bir rahatladım
hadi ordan dediğim an
devrilmiş devletler gibi kaldı yol kenarında
tüm yasaklar
başımı kaldırdım
helallik aldım gökyüzünden
küçük küçük gülümsedim toprağa
ağaçların sıkıntısına iyi geldi yağmur
zamanı yakalamaya koştum
azraile nanik yapınca
nereye diye sormadı keder
yetimhaneden kaçırdım çocukluğumu
hey dibim kimsin diye sor gençliğime
çağır Tanrıyı arnavut kaldırımlarına
demez ki kulum büyü artık
herkesin aklında basit basit şeyler uçuşuyordu
para diyorlardı savaş diyorlardı seçim diyorlardı
ben büyümüyordum
ıslığımı tamir ediyordum yaşlı bir rüzgarla
yanlış yaşamak sokağın kıyametiydi
uğurlara ağlayan toprağa
Vicdan özgürlüğünden
çağlara saklanmış hürriyetten bahsettim
medeniyet uğruna yalnız kalan insanın kimsesizliğini
anlatırken
tutuşmaya hazır yankıydı sesim
halini anlatamayan sloganın telaşı vardı üzerimde
hızımı alamadım
şiirden bahsettim
şiirden bahsettim
şiirden bahsettim
yazdıkça değiştireceğimiz dünyayı anlattım ormana
göğün gerdanına kolye oldu tutkum
sesim halhallandı
orada öylece yürüyordum
ezmiyordum
ezilmiyordum
inmiyordum
çıkmıyordum
gelecek fısıldanılıyordu yeni doğana
ben eskimiş yerlerimi okşuyordum
yeni doğanın her hücresi filiz
öldürüyordum boşunalık duygusunu
inan ey kalbim
inan mücizelere...
mucize sizsiniz.
Edebiyat defterine ve okuyan yorumlayan arkadaşlara selam olsun..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.