1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1250
Okunma

II.
Sen gittin ya umutlarımı da yanına alıp,
nutkum tutuldu birden,
susa kaldım,
baka kaldım!
Yapayalnız kalakaldım...
Yalnızlığımı bırakıp da ardında, gittin ya;
sensizlik büyüttüm devasa...
Yıllara sığdıramadım.
Gelmiyordun ki!
Gelmezdin ki!
Aptal gözlerime gel de anlat bunu, inanmıyor ki!
Arnavut taşlarından yollar döşedim gözlerime, seni beklerlerken.
Avare ayaklarım adım adım seni arasın diye her sokakta.
Sinsice sokulup arkamdan,
ben kimim, bil bakalım, diye sorarak
gözlerimi kapatmanı umdum içimi ürperterek.
Oysa ölüm dönüşü olmayan yolculuğun adı.
Nasıl da kolay oldu gidişin!
Rüzgar gibi...
Okyanuslar ortasında su alan bir teknenin içinde koydun da,
öylece ardına bakmadın bile!
Ah be sevgili, ne zor şeymiş sensiz yaşamak!
Yasın ne zaman düşse yüreğime hoyratca,
türkü söyleyen bir ses ölür.
Karanlık bir uzaklığı aramıza koyup da
adressiz yerlere gittin ya,
yüreğim hiç caymadı yas tutmaktan.
Tüm düşlerimi götürdün yüreğimle birlikte
Mahkum ettin yalnızlığıma her anımızı...
Issızım.
Suskunum.
Mutsuzum baştan sona...
Gözlerini dinliyorum gözlerimde!
Dudakların kiraz kırmızısı tebessüm,
Adın Kiraz...
Aşk temastır Kiraz!
Uzat ellerini, dokun, öp...
5.0
100% (4)