2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1504
Okunma
ne zaman ikimizi hatırlasam
unutulmuş bir çift çocuk ayakkabısı
çok şekerli bir fincan sıcak salep
ayaz vurgunu akşamlar
o aşkı fısıldayan asırlık çeşme
ve çakıl taşları gelir aklıma
mor dağların eteğinde
terk edilmiş bir bahçe
bir haylaz sincap
iki sevdalı kaplumbağa
anılar düştükçe aklıma
saklanırım bir yağmur damlasına
bizi dinlerim çisil çisil
dinledikçe
boğulurum bir dalga köpüğünde
martısını ve mavisini kaybetmiş
o deniz kıyısında
kör olurum sonra
yoksulluğun katlettiği çocukluğumuz gibi
yol lambalarındaki titreyen ışıkta
oysa biz doğduğumuzda
çoktan yazıp bitirmişti kader
yazımızı alnımıza!
Nermin Erol. 14/1/2015.
5.0
100% (4)