4
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
3252
Okunma

SESİNİ ŞİİRE GİYDİREN HASAN ABİME UMUT DOLU EYVALLAH...
kıyamet günlere sarmalanmış
yangın yaşamların acısıyla susuyorum
en basit hayallerin
mevsimlere sığmadığı geçitlerden geçerken
nemrutun taşlarını sektirdiğim gök mavinin
herkese düş yağdırmadığını biliyorum
solumun kayalarından bakan eşkıya
ovalara yalnızlık uçurduğu vakit
yüzünü görmediğim Midyad’lı kızların
esmer rüzgarlara nasıl yandığını düşlüyorum
Cudi’nin ellerine oturup
Diyarbekir surlarına savurduğum kaçak tütün
şimdi Rize’de bir kahvehanede
ihtiyar bir adamın çayına buğu
sonradan aklıma dağılan rüzgarlar
binlerce yıl önce göçen kavimlerin yorgunu
yüreğim vatan
kıyısında bir İstanbul ağrısı
Dersim’den havalanan kuşlar
beşiklerde sallanan bebeklerin gülüşüyle
dağlı adamlara
pamuk tarlalarına
ve Fırat’ın suyundaki iklime
Dicle’nin tarihine taşıyor vatanımı
çocuklar toprak damların tarhana kokusuyla
taş duvarlara resimlenmiş sarı sıcakla büyüyor
avucuma doldurduğum Cizre yanığı şiirleri
dağınık çocuk parklarının yeşiline salıyorum
dizleri kanadığında ağlayıp
kanını küçük elleriyle silen düşlerin ustalarına
çırak kalmış kırk aşksızlıkla merhabalar gülüyorum
herkes biraz anıdır başka kentlerin hatırında
unutulmayan sohbetlerden geçen trenler,vapurlar
ve asfalt, asfalt yol üstü çay sıcağı sevmeler
bir yangın yeridir yüreğin ülkesinde
bütün yitirilmiş gülümsemelere demlenen ağlamalar
artık bitip gitmiş hayallerin gerisindeki su birikintisidir