7
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
3184
Okunma

turuncu yollar geçtim
üstüne umarsız ayakların dokunduğu
topladım yaprakları usulca
dalından koparılmış her biri
susturulmuş
ben gibi
çıplaktı gökyüzü
değişim rüzgarları esiyordu kıyı boyu
solumda havalanan ucu yanık uçurtmalar
gösterişli binaların arasında
kaybolan hayatlar
için için kavrulan ocaklar
damarlarımdan çekilen
aşkın kül hali
ayak uçlarımda yükseldikçe
aksayan soluğum
dili olmayan durgun akşamlarım
kısa çizgilerle sınırlandırılmış
ve kısırlaştırılmış öfkem
göğüs kafesimde
katledilmiş kadınlığım
kederli ve bir o kadar kahve kokusuydu hayat
saçlarımdan süzüldükçe yıllar
dev masalarda hırpalanan çocuklar
usturasını ihanetle bilemiş adamlar
gün ortası
altın sarısıyla parlatılmış kadınlar
çarşıbaşı rakı muhabbetinden
dumanaltı dağılmış zayıf isyanlar
körleşen cesaret ve tutku
kalburüstü soysuzların kahkahasından
acı bir fren sesiyle irkilen
irkildikçe sırıtan mahalle bıçkınları
sonrası karanlık
hep karanlık
yine karanlık
…
çocukluk bu ya,
her kar tatilinde ışıldayan gözlerim
yağmurdan henüz geçmemişti
ki mutluluğun an’lık olmadığını
ilk sana tutulduğumda anladım
seninle sevdim kırmızıyı
sende duyumsadım turuncunun sihrini
ömrümün en mavisini
ilk sende hissettim
gözlerine adarken mevsimleri
gülüşünle uyanan nefesim,
dinle dedi
“yaşamak ümitli bir iştir sevgili”
…
yeşil sokakları adımlıyorum
aşkını gururla omuzladığım
her adımda
ismine dünyayı bağışladığım,
benimle şiirden geçer misin..
miNe güLtepe
02.temmuz.2014
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.