14
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
1961
Okunma
BU KADAR UZUN BİR ÇALIŞMANIN OKUNMAYACAĞINI BİLİYORUM, YORUM İÇİN DEĞİL KAYITLI KALSIN DİYE YAYINLIYORUM. KİMSEYE YÜK OLMAK İSTEMİYORUM SAYGI VE SELAMLAR.
3 PERDELİK BİR OYUN
1. Perde:
Evin oturma odası, adam dışarıya çıkmak üzere hazırlanmış, öfkeyle odanın içinde dolaşıp durmakta.
Hasan: Ulan karı ben senin, ananı, avradını!
Senin gibi karının, soyunu, soyadını!
Emine: Aman beyim etme dur, ne olur etme küfür
Döv, dayak at, tekmele, sürükle, yeri süpür
Daha çok yaralıyor ettiğin kötü sözün
Bu sersefil halimi görmez mi acep gözün?
Hasan: Kadın değil mübarek sırf çeneden ibaret
Seni nasıl çekmişim, hayret, vallahi hayret!
Emine: Aldın kaçırdın beni, daha on üç yaşımda
Acılar biriktirdim damlayan her yaşımda.
Hırpaladın yıllarca sırrımı yuttum, sustum
“Kızılcık içtim” dedim aslında hep kan kustum.
Hasan: Hay çenene ne desem hala konuşuyor bak
Yine döverim seni duvarlara çarparak.
Emine: Haksız mıyım efendi, daha kızımız küçük
Ondan kadın olur mu taşıyamaz onca yük.
Söz vermişsin vurarak şişelerin dibine
Yakışır mı sabiyi evermek edebine?
Hasan: Yine döndün dolaştın işi bağladın kıza
Ben istersem olacak o da gösterir rıza.
Emine: Delirdin mi sen adam karar kıza düşer mi?
Ne anlar ki sonunu, hayır mı olur şer mi?
Yaşıtları sokakta ip çevirip atlıyor
Bebeğiyle oynuyor dans edip rahatlıyor.
Hasan: Edebinle konuş bak beni çıldırtma kadın
Öldürürüm gömerim kaybolur yerde adın.
Kapı açılır kızları Esma girer içeriye.
Esma: Bu ne gürültü ve ses, yine kavga mı baba?
Yuvamız bir gün huzur bulacak mı acaba?
Hasan: Sen karışma bu işe nerelerden gelirsin
Git sokakta gez dolaş baban evde delirsin.
Sanki bilmiyor musun kavganın sebebini
Korumalısın artık arını edebini.
Az kaldı çok yakında sen de evleneceksin
Esma: Olmaz baba evlenmem! –( Hasan) Aşk mı dileneceksin?
Esma: Gelin mi olacağım bana çocuk diyorken
Okumak istiyorum evliliğe çok erken
Çekmek istemiyorum zavallı annem gibi
Taşıyamam yıllarca evliliği gem gibi.
Hasan: Sus konuşma saygısız bu ne biçim hitaptır?
Seni böyle söyleten öğretmendir, kitaptır.
Çok bile oldu yeter, sana bunca eğitim
Namusunu korumak evlendirmek niyetim.
Emine: Kızımı da alarak gideceğim buradan
o Hasan: – Gücün yeter mi buna, hadi sen de oradan!
Emine: Mahkemeye başvurup seni boşayacağım
o Hasan:– Hele bir dene de gör, kurşunlar sayacağım.
Emine ve Esma oturduğu yerde ağlarken Hasan kapıyı çarpıp odadan dışarı çıkar.
2. Perde
Kalabalık bir salon, masalarda yemek yiyen kadınlar….
Müjgan: Bilirim ki çok güçtür derdin nedir demesi
Bilirim ki cevabın verilmesi imkânsız
Hepimizin içinde düğümlenirken sesi
Kimse keyfinden düşmez mor çatıya apansız.
Yaşıyoruz sonuçta yaşamak olmasa da
Çekeceğiz nasılsa buna kader diyelim
Tekine dokunmadın her şey durur masada
Boş verelim her şeyi afiyetle yiyelim.
Emine: İçimde yumruk gibi kocaman bir korku var
Yutmaktan çekinirim belki de yaram azar.
Serap: Aynı sözleri söyler hepimizin öyküsü
Aynı notaya basar dilimizin türküsü.
Çekinme sakın bacım yoktur inan farkımız
Belki bazen duruyor bizim kader çarkımız.
Mahinur: Belki yanıldık şaştık bilmeden ettik hata
Belki de bu sebepten düştük yanlış hayata
Tülin: Tutsaydı elimizden anamız ve babamız
Hor görmeseydi keşke düşünce akrabamız
Atardık adımları yepyeni bir yaşama
Dışlandık unutulduk öyle olmadı ama.
Fatma: Yıllarca dayak yedim küfür yedim kocamdan
Döndüm baba evime canıma tak demişti
Dul dumanı tüttürmem dedi annem bacamdan
Kadın evi terk etmez, eden alçak demişti.
Sultan: İhanete uğradım ben de aynı haldeyim
Sığındım bu çatıya daha ben ne edeyim?
Taşımazdım o yükü kaldırmazdı gururum
Buradan da çıkarsam ben kendimi vururum!
Fikriye: Bir de beni dinleyin anlatayım bacılar
Biraz farklı olsa da benziyor tüm acılar.
Zulme çatınca adım duyuldu bin gün ahım
Her darbe nefesinde döküldü bin günahım.
Yeni doğan güneştim sulayıp söndürdüler
Amacım mutluluktu yolumdan döndürdüler.
Dayanamaz sanırdım beni hisseden canlar
Göğe koşan dumanı görmüyor mu insanlar?
Kurtulmaktır tek çare arşı aldı eyvahım
Kevser sunan sulara ulaştırsın Allah’ım.
Ömrüme yamalandı acım sızım kederim
Bu kan kokan ruhumla bilmem ki ne ederim?
Bir gün şefkat görmedim öz anneye acıktım
Kaçıp gittim sonunda, daha çok ufacıktım.
Kurtarır sanıyordum sevdanın güçlü gizi
Düştüm bir cehenneme sesimde bıçak izi
Umut kavgada öldü perişan derbederim
Çile çiçeği ömrün karşısında ne derim?
Gün geceye düşerken sazımla düş çalarım
Eza kokan anları acımaz parçalarım.
Sevgiyi soluduğum kadardı zalim hayat
On günlük ekmek gibi belki de daha bayat
Çağlamaktan utanır içime dolan yaşım
Kızıl gözlü çatılar şimdi benim sırdaşım.
Dirensem de durmuyor coşkun seli salarım
Bu mor çatı altında hayallere dalarım.
Emine: Kızım on üç yaşında everecekti beyim
Onun içindi çabam kaçmayıp ne edeyim.
Ben de çocuk gelindim amca dediğim adam
Acımadan kaçırdı acıyla doldu odam.
Müjgan: Kaçırdılar mı seni, almadılar mı geri?
Benim çocuğum olsa dağıtırdım her yeri.
Emine: Bir gün denedim ama annem eve koymadı
Hüzün elbisem vardı üzerimden soymadı
Dedi ki; kadın olmak, dul olmak kolay mıdır?
Bardak bardak dolaşan dem kızılı çay mıdır?
Alamam seni geri döneceksin beyine
Kaderimdir diyerek çekeceksin sen yine.
Çarem yoktu bacılar yeniden eve döndüm
Alevlenen çıraydım kirli sularla söndüm.
Evcilik oynuyordum artık anne olmuştum
Tomurcuktum çiçektim don vurmuştu solmuştum.
Geldim ama buraya içimde bir korku var
Ben kocamı bilirim ya vurur ya da asar.
Mahinur: Hepimiz de aynıyız bitmez bizim çilemiz
Sahip çıksa ne olur bizim de ailemiz?
Kadın olmak mıdır ki suçumuz bilemeyiz
Alnımızdan yazıyı istesek silemeyiz.
Serap: Bırakın ağlamayı gülelim oynayalım
Yeniden doğduk deyip geçmişi yok sayalım.
Haydi, halay çekelim herkes el ele tutsun
Ne kadar zalim varsa toprak onları yutsun.
*
“Kadınlar oynayarak sahneden çıkarlar.”
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.