4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma

Gökyüzünün alnına değil,
Kendi kaderimin kara sığlığına
Sitemleri işledim ilmek ilmek.
Efkâr yumaklarıyla üstünü örterek yazının.
Değişmiyor çizgi,
Silinmiyor iz;
Zamansız serzenişler boşlukta yankılanıyor.
Her harf, her kelime
Yasakların dilinde dolaşıyor.
Taşların arasından bir menekşe açmıştı,
Ufak bir ses fısıldadı;
“Niye sahip çıkmadın?” dedi sessizce,
“Niye korumadın rüzgârdan”
Sesi dudakta asılı kaldı,
Mühürlendi zaman;
Rüzgâr aldı götürdü.
Dilsiz bir ağıt gibi…
Bahar geldi,
Aynı isimle bir çiçek açtı
Bu senin çiçeğin, senin ışığın…
Her bakışında umut var,
Geçmişi hatırlatmadan,
Yalnızca sana ait.
Ve belki bir gün,
Taşlar arasından açan her menekşe
Beni hatırlatacak sana,
Kara sığlıkların ortasında
Sessiz bir direnç olacaksın,
Sevgi fısıltısı gibi;
Susmayacaksın, yaşayacaksın.
5.0
100% (8)