2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1632
Okunma

Hüsranın külleri savrulur bir cenk havasıyla
sarmaşıklar dolar isli bir yürek sızıntısı
kırk bir kerelik kavgaların arenasında
düşer yangınlar semadan acımasızca
ne koca bir buhran, ne budala bir sızı
Aslan zuhur eder, kedinin benliğinden
iç sancılar azar, lime lime kıyılırken
bir rahmet, bir affediş, bir tutunacak yol
çökülecek bir makam, ruhun prangası
kıyısında durulacak divan yok mudur?
Ey gözleri siyah kehribar
varlığında çölün serin vahası
yaprakları râyiha, varlığı hoş eden
parmaklarından kelimeler nâzil olan
affetmek kalbinde yok mudur?
Siyah bir tufanın nuh gemisinde
ruh kanıyor geminin güvertesinde
göğümden sarkıyor nurdan katreler
dilimde yalnızlığın acı heceler...
5.0
100% (9)