7
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
3248
Okunma

.
Karşıbağın arkası,
dedemin en büyük tarlası
her mevsim nadasa,
sürmeye-ekmeye, bakmaya,
yolmaya, sapa,
Karşıbağdaki çatal payamlı,
tek dönüm tarlamızdan geçerek,
Kayasekideki tarlamıza aşar giderdik,
nadasa bırakılan tabanda
bazen susam, bazen kelek
bazen de fasille
sürü geçene dek beklerdik
bir yıl bir yarısına buğday
ertesi yıl diğer yarısına
yine buğday ekerdik
ekin yolarken Taşınbaşı’ndan bakardık
arkasında bir toz bulutu bırakarak
şoseden geçen kamyonlara el sallardık
gurbetteki yakınlarımıza
“esgercilikdeki emmime bi çok selem et” diye
selam yollardık,
gurbettekinlerimizi övünç kaynağı bilir
gurbetei matah sanır
bazen ufka dalardık
uçurum kayaların sonunda,
yeni filiz kekikler kokardı
zaten yetişebildiği yerlerdekileri
keçiler kırkardı
güç bela bir-iki tutam toplardık
hayli bir zaman kekik kokardık
Temmuzun sıcağı da olsa
güneş ortalığı kavursa da
püfür püfür eserdi
katırkuyruklu kaya yolakları
derin derin nefes alır,
göğsümüzü kabartır
kollarımızı sonuna kadar açar
yumruklarınmızı sıkar,
özel birinin adını sayıklar
kimse duymayacaksa bağırırdık..
kaya yolaklarında ya acıbadem ya ardıç ağaçları
kayalığın alt tarafı çalı
bazen mor çiçekli, boz süpürge
devşirenlere rastlanırdı
ama her mevsim herkesin elinde
bir tutam kekik vardı
cebimizdekileri çıkarıp ikram edenlere
teşekkür ederdik minnetle
başkalarına da ikram eder
kekik koklardık.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.