2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1441
Okunma

Sımsıcak odalarda
Yalnızlıktan üşüyoruz
Ilık sigara külleri karşılıyor sabahı
Uçtukça biraz daha affediyoruz
Her akşam batan güneşte asılı kalıyor gülüşüm
Yüzüm kiralık değildi başka ülkelerde
Ve kahkahalarımı henüz satmamıştım
Yanımda götürdüklerimden çok, kendimi sığdırabilmeyi isterdim bir valizin içine
Bir defaya mahsus beni taşısın isterdim taşıyamadıklarım
Bu susmalarla gidilmiyor, sığmıyorum bana biçilen kafese
Henüz yerleşemedim, yetişemedim
Kar yağarken, kaybolan sokaklarda kayboldum
Az daha gitsem uzayacaktım
Elim unutulmuş kalemin üzerinde, kalemin yükü ağır geliyor deftere
İnsanlığın nesli tükenmiş buralarda
Belki başka dünyada yeniden ürüyordur
Gülüşümü unuttuğum yerlerde
Biz diye bir şey kalmadığından beri
Fotoğraflarda sürünüyoruz
Gözlerim balık gibi kaçıştığında en çok
Seni düşünmeye kaçıyorum
Taşınamıyorum düşünmekten
Bağlı olduğun, bağı olduğum, ağım yırtık
Şimdi her zamankinden daha kayıbım
Gözlerime bir damla dokundun
Sonra deniz oldu gözlerim
Ve boğuldum
Az daha dursam okyanus olacaktım
Hatırı sayılır mavilerim var artık benim
Kayıp yıllardan bahsediyorduk
O ufacık ânın içinde kaybolurken
Bir an aklından çıkardın diye öldüm ben
Şimdi adı kalır bir güzelliğim var
Yarım yamalak hayaller bıraktın ardında
Süsledim, bir daha hiçbir hayale sığamayacak kadar aldım onları
Onlar da beni aldı, haklıydı, haklarıydı
Büyüttüm, şimdi tastamam mavi bulutlarım var benim
Sana geldikçe şekillenen
Belki üşüyerek fark ediyorsundur
Nasıl soğuduğumu
Bu kayıp sıcaklığın hakkıdır
Sonraki ömrü kaplayacak kadar beyazlığım var
Bulutsu gözlerim
Donan ellerim
Kayıp parmaklarımı arıyorum masanın üzerinde
Kaybımız balıklar kadar
Beş Mayıs İki Bin On Dört 18 00
Nevin Akbulut
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.