6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
2357
Okunma

Ortalık toz duman
Ve sisler ardında beliriyor sevdiğim
Akarken zaman kanayan belleğimde
İpek saçlarında kıvrılıyor hayallerim
Uzağa bakan gözlerinde pür telaş
Suspus olmuş yüreği
‘Gitme’ demek için açılan dudaklarında ölümlü harfler
Serpilirken güneşi kurumuş havaya
Düşüm kırılıyor tam ortasından
Çora düşmüş ölüme gebe kuşlar yükseliyor semaya
Nefesim tükeniyor değince boncuk gözleri gözüme
Ölü bir turna düşüyor ansızın gül yanağına
Bağrıma saplanıyor çeliği paslı hançer
Fikrim ölüyor
İki kelam ötesi kara kış
Biliyorum buz tutacak yüreğim
Donacak kıvrılan saçlarında öksüz kalan hayallerim
Çivilesen aşkla ellerimi ellerine
Ya da bağlasan günbatımı saçlarına gövdemi
Eğmesen ay yüzünü vedaya beş kala
Hiçbir istasyonda kalkmasa kara trenler
Ülkemin dört bir yanına
Bütün yol başlarını tutsa eşkıyalar
Ve korsanlar yaksa kadırgaları salyalarını akıtarak
Rotasını kaybetse tümden demir kuşlar
Kalsam umut saçan avuçlarında tutsak
Kuşkusuz esaretimi bir ömür cennet bilirim
Ortalık toz duman
Ve bütün ihtişamıyla sislere gömülüyor sevdiğim
Şafağı sökerken ömrümün
Tehirli bir güneş yükseliyor anayurdumda
Değil mi ki geç gelen güzelliklerin aşinasıdır bu hayat
Bundandır yaşanmışlığa dair ne varsa
Bu maskesiz yüzde esmerleşiyor
Naçar kalmışım gönül sayfaları arasında
Kıvılcım bekleyen dinamit gibi ruhum
Kalbimse en emine emanet
El ver sevdiğim çıkar beni bu hengameden
El ver bu can bu bedenden gitmeden…
5.0
100% (13)