4
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
2145
Okunma

’omzumun üzerinden yuvarladığın harflerin
altında kalan yüreğimi tutuşturuyorum şimdi
ısıtsana ellerini’
güneşi avuçluyorum kızıla inat
parmaklarımın arasından süzülen
kehribar kokulu bir vedanın
doğum ile ölüm arası
araf’ı kıyametin...
’oysa
sen hiç bilmedin
gözlerimin
gözlerin gibi baktığını gökyüzüne’
kayıp bir öznenin
yükleme açtığı savaşta
kırk yeni yetme aşığın
cümlelerce vuruldu boynu
ve cadı kazanlarında kaynadı
sırtı kambur sevdamızın ölüsü
kırlangıçlar
akşam üstlerine astı kendilerini
dili damağından kaçak
aklı kaçık bir yüreğin
kefareti oldu
düş bozgunları
elinden tuttuğu çocukluğumu
bir yetimhanenin kapısına bıraktı annem
mührü siyah
sesi
sarı sıcak
saçları
toprak rengi bir hüzün
ve bütün mezar taşlarını şehrin
yüz görümlüğü niyetine
boynuma taktı babam..
’omzumdan yuvarladığın harflere
berdel ettim bekaretini yüreğimin
gözün aydın
kan bulaştı
ellerine yüreğinin’
5.0
100% (29)