6
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
2645
Okunma

çocuklara dağıttığım hayaller büyüyor bu gece............
yavaşça açılıyor pencerenin buğulu resmi
gözlerimden düşen anılar geçer şimdi camın ırmağından
ellerimi ıslak ve soğuk pervaza dayayarak bakarım karanlık ıssızlığa
yer/çekimine yenik tüm aşklar dışarının kaldırımlarından geçer
ve usulca ağlarım kimselerden korkmadan.............
oysa baktığım her hayati kıpırdanmada
biraz hayal düşlerim kaygısız bir tavırla
ağır yelkenli baharlar selamlar deniz üstü köpüklerini
gökyüzü çok eski bir kayıp şehirdir aslında
ve yıldızlardan kolyeler takarım tanrıçaların kirpik uçlarına
acıkırım maviler giyinmiş bir çocuğu özlerken
bata çıka sağanak yağmurlar yerim hiç gözlerimi kırpmadan
ağır hüzünler büyür çok şükürlü şehirde
ve kozaklar sıralanır
denizle kumsalın kesiştiği rutubette..............
yeniliyorum
ardından koştuğum aşklar nerede
batıl inançlı yüreğim aldı başını inançsız bir rüzgara kapıldı
büyüme dedim ruhuma kaç sefer o kandırılmış sevdalar düşerken sulara
ay daha doğmadı ay dediğin kendi içinde yapmacık bir yalan
uyduruk gündüzlerde boşuna anılar yaşatma dedim kendine
ne yaptıysam aklına ulaşamadım ruhumun
rakamlar toplandıkça karanlık düşlerde
sermayeden katlanarak ömrümü çıkardı sahipsizlik
başımı eğmedim o gafletli korkuların eceline
kaybettiğim her yeni sevinçte
azda olsa bir onur kaldı geriye...............
hoş/çakal
acısı burnumda tüten
ve çocukluğum yüreğinde gizli şehrim
ağlamaya korku arası gecelerin kokusundaki babam
anladığım ve anlamaktan asla vazgeçmediğim militan şarkılarım hoş/çakal
aşklarına yüreğimin çiğleri/ni serptiğim şiirler
kavak ağacının gölgesinde sallanan atım
ve teneffüs zillerinde
toprakla göz ucu arası utandığım aşk hoş/çakal
mektup zarflarında gizliden biriktirdiğim
sadakatli anılarım
ve dallarına küçük ayaklarımla tırmandığım incir ağacı hoş/çakal...............
ikindi vakti daha çok susuyorum
belkide geciken geceye küsüyorum
susuyorum işte
ve ardından ağlara bırakıyorum gözlerimden düşen balıkları
sorma yavaşça gidiyorum
hoş/çakal
ıhlamur resitali sokaklarım
hiç tereddüt etmeden
sabah sekiz akşam dokuz döktüğüm alın terim
adıma soyadımı kazıdığım resmi tutanaklar
ve kestane kokusu kış mevsimi savunmalarım hoş/çakal
hoş/çakal
umutlarımın kadını
gözlerinde hayatı tanıdığım
hiç bir hesaba katmadığım hoş/çakal
ve hoş/çakal
elma bahçelerinde
göz hakkına dişlediğim yeşil kırmızı düşler..............
sabahın sürüsüne kapıldığım yalnızlığım
orada tamda geceden geçen yolda acıyor şimdi hayat dediğin.........
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.