3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1533
Okunma

aldatıldık baba, aldatıldık..
bilseydin
sürüklenmezdin benimle her bayram sabahına
ki ölümün bu kahpe yüzünü tanıyınca
sen de küserdin yaşamaya
ellerin namlu
gözlerin puslu
koşaradım varmak isterdin
çocuk mezarlarına
uzun çığlıklar koparken "arka mahalle"de
umudun yüzü dağıtılmış meğer bir çırpıda
oysa çocuk sesleri yankılandıkça
gülümserdi toprak
her dilden ve her şiirden
turuncu köyler
benzi soluk gelinler
ay ışığındaki korkunç sessizliği
çok kere duymuşlar baba
çok kere..
sen gideli beri
saatler hep cumartesiyi gösteriyor
aynalar utancın peşinde
aynasızlar ise bildiğin çakal hala
çocukların ciğerine kan doldururken
analara kızılcık şerbeti içirmişler
kimi suyun kederini
kimi de güneşin kimsesizliğini
çok erken tanımış baba,
çok erken..
oysa sen..
sen ki bu çocuklar için onlarca kez üşümüştün
hatırlar mısın
ellerin hep çatlamış olurdu eve geldiğinde
ve ben öperdim öperdim
kokusu gün gibi soluğumda
günden çoğalmış gece gibi yaşamakta
çok vakitsiz gittin baba
çok vakitsiz..
seni de aldılar benden
seni de kandırdılar geçmişten
ahh bilseydim.. dediğini duyar gibiyim..
bizi düşlerimizden vurdular baba
bizi burnumuzun direğinden sızlattılar
renkli gazlar şöyle dursun
senin çocuklarını parçalara ayırdılar
ayıramadıklarını ayırdılar ansızın
anadan, babadan, kardeşten
çok derin uyumuşuz baba
çok derin..
bilseydin, "iki tutam saç" hikayesinden,
sen de gözyaşlarını taşırdın yüreğime
bense kırmızı mağarada
imha edilirdim seninle..
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.