4
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1409
Okunma

usulca dokundu zaman şakaklarıma
sıvazladı sırtımın tenha yerinden
belli belirsiz teğelledi kalan günleri alnıma
usulünce bekledim gelenleri
usulünce de uğurladım benden gidenleri
kimse bilmedi
kimse sezmedi
üç-beş kendini bilmez saç teli sattı sırrımı
o günden beridir de yaslamadım kimseye sırtımı
usulca dokundu zaman
dürdüm emanetlerini
naftalinledim ölümlüğüme koyduğum düşleri
gözlerime söz kestim karanlıkla
alış dedim
alış bereketi boldur karanlığın
yüzümdeki birkaç iz düşümü
gölgesiz mabetler oyuğu sanki
zifir tövbeler tekrarlandı burda
ziyası bol günahların eşliğinde...
şimdi kime versem elimi
kim tutar ruhumun bakracındaki ezikleri
devirme dedim gönlüme
devirme her gülene içimin yetimlerini
gök bile tutmadı bir damlayı sinesinde
toprak dahi çamur etti açığa çıkmış sırrı...
usulca dokundu omzuma zaman
marazlı bir yürek çırpındı yerinden
sağlı sollu vurdu tenime
yolcuya hal sorulurmuş,
sual sorulurmuş...
dinlencesi biten ömrümün son durağında
önce yar sorulurmuş,
ardından taht kurulurmuş...
AYŞE IŞIK UYANIK
20 EKİM 2013
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.