16
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
3194
Okunma

Orada
y/akın gibi duran
bir ağaç gölgesi
kahır dolu geçmişi geleceği
yılları avuçlarında
ufalanan
yokluklarda kalan
az bir adımla varılacak sanılan
bin türkü ki
notasız dillere düşen
tercüme edilemeyen
ve
çığlığı
geceye hapsolmuş
yarım bir nida
tutuklu kalmış
mısrasında
ve bilseydi
gözleri kapanınca
unuturyormuş insan açmayı
güne açınca gözlerini
hapsoluyormuş
karanlığa yeniden
ki
bir ağaç düş bahçesinde
düşlerde kalan
gülüşleri arayan
hani ansızın bastıran yağmur gibi
ötesinde zamanın
silik renkleri içinde
avuç avuç dökülür
kısarak gözlerini
mavi
öncesi ve sonrasında
bıçak sırtı yaşamın kıyısında
mıh gibi düşünce akla
bilinmezliğin içinde
büyüdükçe büyüyor gözleri
tutsak bir ustura
kesiyor dilini
yabancı olduğun şehirde
dağlar kırmızı
yollar sarı olunca
hınzır bir uğultu ilişiyor kulağına
bir mahkumlukdur ki
rezilce
tutunmak yüreğe
kırılgan bir mevsimde
bir serseri yolculuk
yarım yamalak kalışında
derlediği notada
satır aralarında
hapsederek sesini sesine
bir deli olur
laftan anlamaz
takılınca aklına
kırıktı aslında biraz da dökük
hırçınlığı
yitik bir şafağın gergefine
geç kalışına..
gazel olunca hüznü
sert rüzgar da
üşüyor gibi
gibisi yoktu aslında
titriyordu
üstelik
yetmiyor kırmızı salıda
Isıtmaya
yabancısı olduğu
tende
GölGe
...
5.0
100% (33)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.