10
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1940
Okunma
Antik bir kentin giriş kapısıdır yüzün
Bütün lahitlerde senli bir hüzün
seslenmesem hep mi uzaksın?
yazdığım kadar ömrüme dolan sevgili..
zaman sarmalımın iki ucunda sen
tüm kalabalıkların tenhasında köşe bucak saklanan sen
ruhuma rutubetini vakfetmiş
damla damla duvarlarımda sararan sen
korkarım aralanacak pencere
kahır kokulu odalarımdan sızacaksın
tarihin hangi yalan yanlış bir yerinde
kuş uçmaz kervan geçmez yüreğimden
ıssızlığın bağrımda bileylesin hançerini
sükutum sadakatimin arzıdır
usul usul her susta sen.
Antik bir kentin giriş kapısıdır yüzün
Bütün lahitlerde senli bir hüzün
Bir nehir gibi yüreğimde kıvrım kıvrım
Bilmem kaç asır daha akarsın?
Diyorum ki,
Gidenler kalanların yasını omuzlasaydı
Günün heybesinde taşıdığı hep mi karanlık?
Geceler boyu aynalarda sırıtırken heybetli yalnızlım
Sırdan ince ince süzülen sen
Ve hep merhametlisindir
Rüyalarıma yıldız dökersin allı pullu
Her yangında alevlenen
Her kıvılcımda sen
Bitmedi hala ve hala
Bin ömür tüketen bir bilmecenin
Esiriyim sevdanla
Her soruda her cevapta gizlenen sen!
Harfin hecenin secdesi sen, kıblesi sen
Aydınlığın karanlıkta gizlenişi sen
Yokun varda hislenişi sen
Dört mevsim bin iklim vaadeden
Her düzde her yokuşta sen
Altın varaklı kitaplarda umuda açıl yaprak yaprak
ve beni arama nerdeyim
Korkunun umutta kayboluşu ben
Aşığınım ,
Umutlu umutsuz her düşte ben
Dağlarımı kanatlarında taşıyan serçe
Kirpiğinde kaşındaki histe ben
Süzül bu kahırdan gökkubbede
Efkarın değdiği bir bulutla söyleşen türküde ben
Ve sen vefa
Gecenin orta yerinde dilime dolanan ahta sen
Vah ta ben…
Hakan Zengin
...
5.0
100% (7)