25
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
1669
Okunma
bir eylül akşamı serinliğinde
ve biraz uzağında, kalmanın
uçarı hevesler biriktirmişim zihnimin kumbarasında
kapısı kilitsiz olurlarımı test ediyorum
giderlerse hürriyet
kalırlarsa zürriyet olacak adı
ya sürgün verecek toprağa adımın
ya salıncak kuracak bulutlara kolların
yerle gök arası mesafe dar
sevdiğin kâr ömrünce
ben hep ordayım
kalbinde
içimde
yol ayrımları
ve köşe başları tutulmuş sokaklar
ne yana dönsem yüzümü, tanıdık simâlar var
elleri ateşten hayalperestlere çarpıyorum adım başı
yanıyor evler, caddeler, arabalar
ve içleri
adam, kadın, çocuklar(ın)
duygularımızın neresine koysak dereceyi
hâr
ah yâr
bir arpa boyu yol alamadık diye
vazgeçmek de var
kahretmek de
önümüz arkamız sobe!
ayaküstü sohbetlere eşlik eden iç sesleri
bastırılmış korkuların izlerini taşıyor üstünde
vitrin camlarında gördüğümüz elbiseler kadar
içi boş sevinçlerimizin
kederlerimiz xxl
bir akide şekeri tadı damağımı gıdıklayan
üstümde mağaza kokulu elbise
çocuk kadınlar mıyız bu düşte- uyanana kadar-?
söyleme!
anahtar kelimeyi ben bulmalıyım.
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.