4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1371
Okunma

hayatımdan özür diliyorum
acıya söndürülmüş ömrümü
küllediğim için,
zamana devrilen bir yaşamın
kabında ki o korkunç büyülere bırakılmış
lekelenmiş saatleri içen ömrüm için.
bütün sokaklar,
kaldırımlarda yüklenirken gölgeme
şehvetin çığlığı,
kulaklarımda uğuldayıp
sırf yeni bir günahı taşımanın gayretiyle
titretirdi ruhumu.
işte kazıklanmış kaderimin
o çamurlaşmış çocukluğun garip bir öfkesiymiş
gecelere kusulan
yalnızlık korkusu,
özür dilenecek o kadar çok şey var ki;
yaralarımdan yağmur gibi boşalır
bütün pişmanlıklarım.
martıların denizi uyandıran sesiyle birlikte
hırçanlaşan günler,
ve yalanların tekrarıyla emzirilmiş yüzüm
ağlarken, gözyaşlarını içine akıtıp,
zamana katil oluşunu nasıl da pazarlardı
kötü alışkanlıklarım.
hırs tutkusuyla olan
zoraki ortaklığı yüzünden.
nefsin yamaçlarından yuvarlanan gençliğime
oysa ki acıyorum;
saçlarımdan sürgün edilmiş
siyah teller için,
beyazı saçlarıma akıtan
kırık mevsimlere dargınım,
gün değmesin artık
aklımın bandığı hakikat okunsun
zayıf bakışlı gözlerime.
hayata tekmil verecek yanım kalmadı
temiz duygularım omuzlanıp gitmiş
şeytanın avuçlarına,
ezberlediğim hayat bu değil miş meğer
her gece rüyalarım da bana soyunan ümitler
kılık değiştirmiş
çocukluğumdan kaçıp.
kır çiçekleri demetlen miyor
ellerimde toplanıp
uzanmıyor eskisi gibi anneme.
anlayacağınız;
içime kilitlenmiş zaman
benim solumak istediğim
hayatı hiç bağışlamadı.
yazın ortasında bile üşüyen bir adamım ben
ölümün kıyısında oturmuş.
maymundan ne farkım var
bu kanadı kırılmış halimle.
içim ahşap dışım beton
açılmayan bir pencereyim
kim gelip geçer ki ömrümden.
AĞLAYAN NİSAN
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.