3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1362
Okunma
evet henüz doğdum –saygılar
evet ölmek için er ya da geç
şu güzelim kargalar ve şu akasyalar
ve evet şu kirli kaldırım taşları
ve sıcak asfaltlar ve sigaralar
ve tüneller ve deniz fenerleri ve kahvehaneler
ve ellerim tanrım ve gözlerim
ve evet kansere yenik cildim
ve gözlüğüm ve kitaplarım
ve gökteki turuncu güneş ve yerdeki mavi su
ve terk edilme korkusu rabbim
ve tüten duman
ve anne yüzü ve yağmur kuşu
ve barut kokusu
onlar da onlar da benimle bir doğdular
ki önce bir dağ çiziktirdim tanrım
bir ateş yaktım –okyanuslara denk
sessizliği duydum
ve aşkı ve gözyaşını
ok attım kılıç salladım
ölüm kuşanmayı öğrendim
öfkeyle bilendim sonra
nefretle bilindim
yalnızlığı keşfettim
ve sevgiyi ve sözcükleri
öpüp başıma koydum anne niyetine
iki kere nemli gözleri
ki bugün doğdum rabbim
ve bugün ölebilirim
paramparça kılarak bir kalbi
bir kalbe denk
ki henüz doğdum tanrım siz ol dediniz ben oldum
ve onlar şapkadan savaş çıkaranlar
porselen dişleri ve kravatlarıyla
ve kirli çorapları ve terli koltukaltlarıyla
doğduğum dünyayı kuşattılar
parsellenen cennetinizi saymıyorum bile –saygılar…
5.0
100% (7)