0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1030
Okunma
İsa diyorki
Hangi ölümlünün
Yaşamı olmuştur
Benim yaşamımdan
Daha
Az
Onların
Söyleyecekleri Sözleri
Yapacak işleri çoktu da
Benimki miydi
Az
Biraz hoşgörü
Biraz sabır
Sözlerimden
Daha kısa olamaz
Hiç bir
Söz
Manada ise
Değildir sözlerim
En uzun sözlerden
Az
Dur dinle
Kim ne der
Duy gör
Dünyadaki
En derin vadiler gibidir
Ardımda bıraktığım
İz
O vadilerin
Dibinde akmaktadır
Gözlerimden boşalttığım
Yaş
Vücudumdan akan
Kan ter
Tanrı olduğumu söylediler
Kanıtlayamazsan ölürsün dediler
Kanıtlayamadım
Çünkü Tanrı değildim
Lanetleyip
Çarmıha gerip
Öldürdüler
Suçsuzları
Suçluyorlar yine
Kanıtlayakayanı tutukluyorlar
Cezalandırıyorlar
Her yerde
Suçsuzlar demiyorum
Bilmek istiyorum
Suçları
Ne
Değişen ne
Zamanımızdan zamanınıza
Bizler
Boşuna mı can verdik
Çarmıhlarda
Ya
Taşlanarak öldürüldük
Ya da
Doğrandık kılıçlarla
On iki öğrencimden
Yalınız
Biri öldü
Eceli ile
Benim gibi
Hatta
Daha hunarca katledildi
Diğerleri
Bizleri kötülediler
Beni
Delilikle yalancılıkla
Tanrı olmakla
Suçladılar
Ama
Kanıtlayamadılar
Şimdi sorarım
Bizler kayıp ettik de
Onlar mı kazandılar
Duyup göresiniz
Anlayıp da
Kavrayasınız diye
Kurban edildik
Suçlandık
Ama suça
Bulaştırılamadık
Kanıt mı
Benden sonra
Öğrencilerimin
Hak yolda ölmesidir
Ölümsüzlüğümüzün
Ve haklılığımızın
Kati kanıtı
Gün bu gündür
Başladı
Kötülüğün ölümü
Yarın
Güneşin ilk ışıkları ile
Doğmaya başlayacak
Ve yeşerecektir
İyiliğin fidanları
Bizleri
Bin bir hile ile
Yok ettiler
Bizleri yok etmek için
İnsanları da uyuttular
Hem de
Bin bir sihirli
Sözler ile
Yalanları
Altın tepsilerle sundular
İnsanlara
Amaçları onları da ortak etmekti
İşleyecekleri suça
Tanrının oğluyum demem de
Bahane
Bir daha ölüm gelmeyecek
Küllerimden yetişecek
Ormanlara
Hani
Tanrının ineği öküzü dersiniz ya
Ona benzer mana vardır
Tanrının oğluyum dememde
Tanrının kuluyum desem
Anlaşılmazdı cinsiyetim
Hangi sözl ile
Cinsiyetimi
Tarif edebilirdim
Krallığın gücünü
Kötüye kullandılar
Askerlere
Kötüyü iyi diye öğrettiler
Onları
Birer cellat gibi yetiştirdiler
İyi kötü
Her emri
Yerine getirttiler
Düşmanlar buldu bizi
Getsemani bahçesinde
Hiç bir öğrencim olmadı
Benim ile birlikte
Terk ettiler
İçlerine korku düştüğünde
Sonunda
Hepsi gerçeği görüp
Uğrumda severek öldüler
Beni öldürenler
Cesedimi de çaldılar
Suçlarını da
Öğrencilerime yüklediler
Oysa onlardı hırsız
Onlardı
Mezarlıkta
Nöbetçiler
Eceli ile öldü
Öğrencilerimden yalınız biri
Diğerleri ise
Uğrumda öldüler
Asıl gerçekleri
Gördüklerinde
Hak yolda
Şehit edildi
On iki kişiden on biri
Çarmıha ters çakıldı biri
Kimi taşlanarak öldürüldü
Kimi de kılıçtan geçirildi
Yuhanna’yı
Efes şehrinin
Kutsallığı kurtardı
Tesadüfi değildir
Anadolu adı
İnsanlar
Gerçek sanıyor
Oynanan oyunu
Gerçek değildir
Bin bir hile ile örtülmüş
Onların açık gibi görünen yüzü
Gerçek yüzlerin görünmesi için
Verdik
Bizler canlarımızı
Bizlere suçlusunuz dediler
Nedir var mıdır kanıtları
Bizlere yalancı dediler
Nedir onların doğruları
Asıl gerçeği göstermektedir
Zamanın tanıklığı
Açıktır
İyilerin doğrularla olduğu
O yüzden
Doğrulardan
Uzaklaştırmak isterler halkı
Özendirilir
Zalimlerin yaşantıları
Bizler için derler
Dünyanın süpürüntüsü
Oysa bizim canımızdan değerlidir
Gerçeklerin değeri
Hiçbirimizin yoktu
Zerre suçu günahı
Canlı tarihtir
Suçsuzluğumuzun kanıtı
Şimdi savunan kaldı mı
Cellâtların haklılığını
Cellât bilmem
Ben
Beni çarmıha çakan eli
O bana dokunmazdı
Olmasa kralın emri
Bana düşmandı
Yahudilerin önde gelenleri
Sizler çoban edinmeyin
Kanı bozuk olanları
Sürümü bırakır
Arardım
Bir tek kayıp koyunu
Aynıdır
Sürüm ile tek koyunun değeri
Şimdi de alkışlıyorlar
Koyunları çalan çakalları
Onlar da şeytandır
Şeytanla aynıdır
Onların
Yaptıkları işli
Tüm dünyada sönmüş
Aklın bilimin ateşi
Her yerden gelir
Kötü aklın
Kötü inançların sesi
Maddenin ardından geldi
Mananın çöküşü
Böyle giderse
Yakındır
Dünyanın çöküşü
Gerçekler çok acıdır
Gerçeklerin
Yoktur hiç bir hoşgörüsü
Biz acı söz söylemeyiz
Söyleriz gerçekleri
Çarmıhta yaşadık biz
En acı deneyimleri
Yüksekten gördük
Şeytanların
Gerçek yüzünü
Halkın ya boğazında
Ya ceplerindedir zalimlerin elleri
Denizlerde gemileri var
Karalarda köşkleri
Hak hukuk deyip
Kandırırlar masum insanları
Bizler gördük
Bizi
Çarmıha çakan elleri
Cellâtların kırbaclarından
Uzun mu dilimiz
Yaralı mı sizin de ruhunuz bedeniniz
Taşla kaplı kırbaçlardan mı
Yoksa çarmıhtan mı eceliniz
Hakikâti söyleyen
Dilden mi incindiniz
Kana bularsınız
Yeryüzünün gül yüzünü
Onu yıkar
Güneş ışığı yıldızların yağmuru
İsteyenlere açarım günahsızlık suyunu
Yıkanıp da paklansın
Alsın
Cehennem kokusunu
Ölümü dert etiğim yok
Yanlış anlamayın beni
Rabbim açık sundu bana
Yalanla gerçeği
Kötüler gibi yaşardım
Seçseydim yalanı
Ben kendimi değil
Düşünürüm insanlığı
Hiç suçum yokken
Yargılayıp suçlu yaptınız
Mönö olarak
Kırbaç cezasını verdiniz
Ölümün en korkunç acısını tadırdınız
Kırbaçtan sonra
Çarmıhta canımı aldınız
En sert deriden
En vahşi olan kırbaçı seçtiniz
Kesiçi taşları en çok olanı aldınız
Elbiselerimi soup vahşice vurdunuz
Vücudumda
Derin
Kanlı yaralar açtınız
El bileklerimden çarmıha çivilediniz
Güzen dursun diye
Tahta çakıp oturttunuz
Başıma dikenli taç takıp
Alaya aldınız
Bacaklarımı kırıp
Ölürken
Kalkıp da
Nefes bile almasın dediniz
Evrene geldim
Büyülendim gtörüntüsüne
Merak edip gittim görüntülerin arkasına
Gerçekleri yaşadım
Görüntülerin gerisinde
Sonsuz bakış gördüm
Bir tek bakışın
Aksine
Kuran’da
İncil ile Tevrat’ın açık değiştirilemezliği
Ağrıma gitmekte
Müslümanım diyenlerin görmezliği
Savunuyorlar Kuran’ın sözlerinin aksini
Müslümanlık sanıyorlar
Kâfirliği
Maide kırk dört de Kuran söyler şu gerçeği
Tevrat ile verdik gerçeği hakikâti
Sonra İncil’i verdik doğrulasın Tevrat’ı
Maide kırk altı
Anlatmakta o hakikâtı
Maide kırk sekizde Kuran’ın vazifesi
O vazifesini isterim hatırlatmayı
Hak kitapları doğrulayıp korumaktır
Kuran’ın o görevi
Maide kırk sekiz de ise
Kuran yapmıştır
Verilen görevi
Cahil müslümanlar savunur
Kuran’ın aksini
Savunuyorlar o hak kitapların değiştiğini
Maide vurur onlara en ağır tokatı
Altmış sekiz ile altmış dokuzda
Durmaktadır
O demirden tokatın izi
İstenmektedir
Hak sözlerin uygulanması
Söylenir İncil’in Tevrat’ın hak söz olduğu
Hak sözü uygulayanların
Doğru yolda bulunduğu
Uygulamayanların
Çürük zeminde durduğu
Bizleri kâfir yapmaya yetmez
Gerçek kâfirlerin sözü
Kuran’ın yoktur hak kitaplara düşmanlığı
Bize düşman olanların
Olamaz Kura ile dostluğu
Kuran’dır
Bilimsel dinimizin ardılı
Bizleri anlar
Bilimin sınırını aşanlar
Deneylerin
Kati sonuçlarını doğada görenler
Kati doğruları Muhammed de destekler
Bizlere tanıklık etmektedir
Kuran’daki sureler
Ayetler
Muhammed
Her zaman hakikâtleri söyledi
Kuran ise onu doğrulayıp tasdik etti
Havarilere Müslümanlık Nişanı verildi
Kuran’da kaç kişi
Müslümanlıkla ödüllendirildi
Kuran’dadır
En büyük hoşgörü
Ondan ağır değildir
Hiç bir insanoğlunun yükü
Nuh dan İbrahim’e
İbrahim den günümüze
Kuran’dır taşıyan
Tüm hak dileri
Doğrulayıp tasdik edicidir
O yüzden
Tartışılamaz
Kuran’ın evrenselliği
Muhamme’din sözleri ile
Son vereceğim sözlerime
Öyle bir yetkiyi görebiliyorum
Kendimde
Son sözlerim olacaktır
Tüm ölümsüzler adına
Öldü sanmayın
Yaşamaktayım
Anti bende
Muhammed derki
Tüm dünya karşıydı Kuran’a
Kuran’ın çocukluğunda
Yok etmek istediler akıl ile silahla
İçten yıkmak isteyenler de oldu
Bizlerden görünüp de
Her zaman Kuran galip geldi
Hem de
Tek başına
Nuh dan günümüze
Yetmedi kimsenin gücü
Kuran’a düşman oldular hem açık hem de gizli
Müslümanız diyenlere bıraksaydık Kuran’ı
Kuran’ın bu gün
Ne kendi kalırdı
Ne de adı
Kuran’a
Kötü inançlılardır açan çukuru
Kötü akıllılardır
Ona biçip dikenler kefeni
Birlikte hazırladı onlar Kuran’a hazin sonu
Onların hepsini yuttu
Kendi kazdıkları
Derin
Çukuru
Edindiğim bilgilerden
Şahsi yorumumdur
Doğrulanabilirliği yanlışlanabilirliği
Bilimsel olarak kanıtlanmış değildir
’Bilimin dediği
Ölümsüzlerin Buyruğu’ isimli
Kitabımdan alıntıdır
5.0
100% (1)