6
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1652
Okunma

Sessiz haykırışların çıkmaz sokağında, dizilir kurşuni sözler...
Geç kalınmışlıkların acısı
Gömülmez toprağa
Bunun için bile geç kalınmıştır aslında
İzi kalan yaraların
Kabuğu düşse bile
Belirgindir yine
Ömrün sonuna kadar saklanır
En hakiki hazine gibi
Sevdaya yüz sürüp
Ardından, acının rengini alır
Soğuk cümlelerin ertesi gibidir
Derecesiz sancılı, ateş düşmüş ağlamalar
Silmez yinede dünde kalanları
Yara almışsa bir kez, ruhun ayyuka gülüşleri
Dünya dursa da gömülmez
Tarihin tozlu, sisli, karanlık sayfalarına
Kanadı kırık turnadır insan
Yardan düşüp, yaralandıysa bir kere
Çatı arasına saklanmış gençliği
Bodruma saklamak istemekten farksızdır
Geç kalınmışlıkları
Yenilemek isteği
Şanlı ayrılık var mıdır?
Kerpetenle tutulan hayatın
Merdiven boşluğuna saklanmış
Kederler titretirken diz kapaklarını
Kor düşmüşken, teni yanık sevdalara
Bir de hayatın yükü binmişken omuzlara
Bir yanık türkü düşer dile
Kanatır elden düşme zamanları
Soluksuz kalmış ömre
Kar etmez bundan böyle
Ne bir ses nede bir hayal
Geriye iç çekmekten başka ne kalır
s.ç
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.