16
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
1544
Okunma

Aş/k eren kadınlar
öz dilleriyle feryat ederse
nedenli çığlıktır geceye.
Hicret maverâyâ yazılıp
tasaları umudun kapısına üleşir
emzirilmeyi bekler özgürlükleri
bu nedenle
sükûtu haykırır gözleri
deniz mavisi bir hâl tüterse ocaktan
âsumana yükselen kadınlar
esir türküsü söylüyor
yürekleri boşalıyordur -dolunayla-
er(en)lerin kapısında
zambak yangısı bu yüzden kadınlar
’Süyum süyum ’en kuytu gölgeye düşen
badem nefesli kadınlar
heybeler dolusu gizli ağıtlarını
çığlıklarının gülü bilir
söğütlü vadiler sığınakları
yanında durup yollara bakarlar
çözülür dişler; lâl incileri dökülür
çünkü gün(e)ş güneşin tılsımı bu kadar
kanlarında ki kıvılcım ellerini çözer
düşlerini astıkları bulutlardan
erlerin karanlığına süzülürler:
’Zûlâl aydınlığıyla’
zaman ağzından sızıp içre
su yıkarken tüm evreni
kırçıl ağzılarıyla öper
susar; susar; ve yine susarlar
iki ateş arasından
kor doldurup sevgili kadehine
aş(k)ı içerler
kalpleri ilhâm damıtır sevgili bakraçına
sonsuza -ışıklarla- kurulur sofra
yüzleri aynadan sofaya şavkır;
henüz bahar;
henüz denizdir: Şafaktan
deva sağmaları bu yüzden
dillerinin altında tapınılacak adamlara
sıfatlarını; erik niyetine toplayıp
tuz tenlerinde erir;
gelir kadınlar
anlatılacak masalları vardır artık
çığlığıklarıyla bir Anne’yi
veyahut Baba’yı
ölü doğurur
etiyle ve ruhuyla
erlerine Aş/k devşirir kadınlar
dillerinde menekşe curcunası
biraz ninni ile karışık.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.