15
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
2109
Okunma


Ben İnce bir şiirdim dudağımın üstünde
Bazen güler bazense içli içli ağlardım gizlice
Şiirdim ya
Efkârımın üstüne giyinirdim dertli dertli
Bir elim doğunun bereketini
Bir elimse batının yükselişini gizlerdi
Selamlardım Karadenizi, heybeti fikrimi gizlerdi.
Öyle ya daha on sekizdi düşüncelerim
Yeni yeni filizlenen aşkı bilirdim
Yazılırdım rutubetleşen defter yapraklarının üstüne
Bazen küfrederdim, bazense koşa koşa giderdim mutsuzluğa
Ağlasamda, gülsemde yazılırdım ince bir sızının içine.
Çocukluğumdu şiiir
Haylazlıklarımı hatırlar, boş kalan yüreğimi avuturdum.
Kanadı kırık martılarım vardı benim, öylesine hüzünlenen
Ve ardı sıra uçup giden uçurtmalarım.
Sevgilimdi uçurtma
Rüzgârı ardına sürükleyen.
Kimi zaman annem olurdu dolanıp dururdu parmaklarımın ucunda
Ve babamın yoksulluğu çökerdi gırtlağıma, yutkunamazdım.
Gözlerimi giyinirdi şiir
Güneşin rengini saklayıp kirpiklerimin dibinde serinlenirdim.
Birde deniz olurdum kimi zaman
Öfkemi dizginleyen nehirler gibi derinleşir
Çarşaf gibi serilirdim göğün göğsüne.
Belediye banklarını severdim ara sıra
Çünkü bir cümle dahi olsam, cinsi farketmeyen bir yüreğe dokunurdum.
Ama bir ağacın gövdesi kadar mutlu olmadım hiç
Adımın baş harfleri yazılmadığındandır belki
Belki de yazacak bir harfim olmadığı içindir, bilmiyorum.
...
Şiirdim sadece, suskunluğu severdim daha çok
Çünkü suskunluğum şiirle birlikte geceye gömülürdü.
5.0
100% (22)