0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1139
Okunma
Çaresiz iki rıhtım çocuğuyduk biz
Ay hep geç batardı kıyımızda
Belli bir iklimimiz olmadı bizim hiç
Saçlarımız ne kıvırcık,ne düz
Gecelere söverdik laf aramızda
Sigara dumanı üflerdik çakıl taşlarına
Gözleri yosun rengiydi düşlerimizin
Bulutların rüzgarı israf ettiğini düşünürdük
Düşünürdük birde düşünemediklerimizi
İşte o vakit çok üşürdük
Üşüdükçe sığınırdık rıhtımın çatık kaşlarına
Dokunurduk denizin masmavi saçlarına
Öperdi ansızın hiç tanımadığımız bir güneş dudaklarımızı
Sevişirdik yakomozla laf aramızda
Biz çaresiz iki rıhtım çocuğuyduk aynı kavanozda
Hayallerimiz mosmor gülüşlerimiz kırmızı
Şiirlerimizi iskemleye oturtur biz ayakta beklerdik
Hicaz makamında ölürdü tüm şarkılar
Ruhunu şad etmeden uyumazdık bir büyük rakının
Rakımın yüksekliğine aldırmazdık hiç
Oltamıza takılacak balığın bahtına içerdik
Birde içerdik rıhtımdaki yaşlı iskelenin şerefine
Çaresiz iki rıhtım çocuğuyduk biz
Hediyeler alırdık birbirimize en anlamlısından
Ben sana midye kabukları
Sen bana kalp kırıkları
Mükerrer olmadı hiç bir aşkımız
Sevdiğimiz kadınlar iskeleden atladı
Aşkın göbeği işte o zaman çatladı
.../
Bizim rıhtım şimdi liman olmuş, laf aramızda
Gelirsen beklerim herhangi bir temmuzda....
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.