18
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1877
Okunma
Süpürdüm gençliğimin son ayak izlerini
Kim bilir nerededir allı pullu misketim
Kopardım dallarımın cılız filizlerini
Şiir kokuyor artık sırtımdaki ceketim.
Dizelerle beslenir ruhumu saran hüzün
Kanlısı olur kara, gün doğarken gündüzün.
İmgeler saklanırken gölge düşen neşeye
İnlerken avucumda kıymık batmış heceler
Silahımı çekerim dünde kalan her şeye
Çözülmesin kalsınlar gereksiz bilmeceler.
Yürüyorum sessizce üstünde bir enkazın
Karanlığa dost oldum düşmanıyım beyazın.
Birkaç pula sattığım eserek geçen zaman
Kazandım da ne oldu şimdi ellerim bomboş
Yalnızlığa mahkûmum yokluğum ki kocaman
Başım bir dönme dolap yarın sarhoş ben sarhoş.
Kayboldu mu peşimden sürüklenen sevdalar
Bu günü unuturum geçmiş anlara dalar.
Dönüp durdum sürekli hayatın çemberinde
Tabanıma yapıştı kan nakışlı laleler
Yazacak yer kalmadı ömrümün defterinde
Fırçalarım saç döktü yıkıldı şövaleler.
Sonsuzluğa sürükler rüzgârın çizik teni
Ey ecel bekliyorum sabırsızca besteni.
5.0
100% (19)