6
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
1505
Okunma

yeniden düzeltilen eski bir hikaye...
Bir oda biliyorum bütün duvarları kara çalmış
Utancına ar giydiren
Tanımadığı adamlara hazırlanan
Ne zaman adı zikredilse mecburiyetten
İçimin harman yerlerinde bir yel durur ağlardım
Ay doğuyor gizli bir buğday çimlenişi körfezde
Orada uzamış hatıralar gibi yokuştu -zürafa-
Orada ağız ağza ısırmalar gibi terk edilmiş çok uzak bir gün
Yakamozlar üşürdü ayın eteklerinde
Ey geviş getiren ruh!
Ey yokluğun tekrarı!
Kuşkusu alçalmışlığın!
Bir çağ üzülür söz evinde dinmiş bir eflatun o kirli roman,s
Ay söner bir hırıltı ışır kentte aah nerde olsaydım
-Kim bakıyor mutfağın penceresinden?-
Saçılmış bir kadının duvar aynasında öcü
Üşümüş açlıktan büyüdüğünce
Erilhane önlerinin önünde sürüklenir hep telaş
Gelecek atında mahmuzlanmış bir kadife silindir
Bütün tövbeleri tapınacak bir adam
Varsa yalnızlığı kırılarak kalça kalça iniyor
Hangi düşe devrildiğini saklayarak
-Kim yaralı yüreğindan tasalar uçsun diyor?-
İçinde bütün dudakları aralık bir orospu efsane
Dış kanatlarını çırpıyor altına alınmış göz
-Silme akları diyor- peltek sessizliğiyle
Bir kayık görüyorum uzaklaşıyor
Dokunmamı isteme elimden kayıyor
Kim bir ömür kapında selam dururum diyor?
Uyuduğu inanılır bir vakum sanki içine çekiyor
Gavat hayvanlığıyla giriyor küçük seslerin anahtar deliğinden
Sonra!
Yakamozlar üşüyor ayın eteklerinde-
Ey azrail çoğul ruh!
Ey sonun tekrarı!
Tebessümü intiharın!
Her kervan geri döner suskunlar ülkesinden
Ve çıldırtır yalnızlığı kimseciklerin duyulduğunda nefesi
Arzular savrulur yanına varır Aşkın
Tekmil yücelerden yağar garip bir kuşun kanadı
Çiçeklenir karlanınca toprakta
Gül/beyaz kaplar evreni
Kim kol gezer solmadan O kadının rengin de?
Kim yalnızlıkların meçhul kıblesi!
O gün bu gündür
Düş kırığı her Amin.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.