1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1571
Okunma
Selamdan uzak hayırlısızlık ve hayâsızlıkla dolu insan
Dost elini düşman gibi büken vefasız insan
Kahve masalarında bin bir oyunlarla kendini avutan insan
İçki masalarında benliğini unutup sızılarda kalan insan
Yaşam rabıtasını metanetsiz kelamlarla yazan insan
Bunca günahlara koşuşun, sanki bir küheylan
Nereye… Bu telaşın
Kimedir… Bu acelen
Bu kadar kara haber yetmezimi ömrüne
Hep duasız yaşayıp gidiyorsun günden güne
Davacıda değilsin beddua düşmeyen diline
Merhametten uzak kötülük besleyen kalbine
Bir dilek tut yürekten
Bağışlayanın vardır… Affedilmek istersen
Bağışlayanın vardır… Zamansızca ölmeden
Yavaş yavaş eriyorsun dizlerin bağlanıyor farkındasın
Bu gün yarın derken tarih oluyor geçen zamanın
Yaşlanıyorsun…
Bitiyorsun…
Ucuz ortamların,
Basit arkadaşların, hani neredeler şimdi
Herkesleri mumla arar oldun
Uzattığın eli kim tutacak sanıyorsun
Ey insan…
Kahkahalarının eksik olmadığı keyif sohbetlerine dalmış gidiyorsun
Kalk ayağa da Dimdik doğrul
Bak görüyor musun?
Her gün Mezarlar kendini hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlarla doluyor
Alnını koymaya vakit bulamadığın secdenin boynu bükük
Bereketten uzak kalmış berhanen, sanki bir folluk
Tez evvelden yakındır ebede yolculuk
Aç şu ellerini sema ya doğru mağfirete muhtaçsın
Ve bir dua et yürekten
Bağışlayanın vardır… Affedilmek istersen
Bağışlayanın vardır… Zamansızca ölmeden
Mehmet Emin Karademir
5.0
100% (1)