10
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1691
Okunma
güzel bir fotoğrafa baktım
yakarken kendini
içimdeki kuş öldü
belki
yol almak lazım alabora
kuzeye gitmek
rüzgara
meşe olmadan ölmek
kuru bir ırmağın yanında
zaman böldü ruhumu
cumadan pazartesine sıçradım
çarşamba ellerim zift karası
hiçbir şey yerinde değil
ay inlerken
bir ada var içimde acıyan
şafaktan önce uyumaz
sevgilim yağmurdur kusursuzluk yankısı
bir o ağlarsa ağlar
herkes gözlerini kaçırır birbirinden
dağ kırılır nehir gürültüsüne
yoldur
gerçektir
sızısını sırtında taşıyan
duma duma dum
düştük düşlerden
bir mezarcının küreğiyle
fırtınalar çıldırdı portakal kokusu
kokumuz karışsın diye
korkmuştuk oysa
tüm kusurlarımızla sürgün ettik kendimizi
nen varsa
toprağa
sonsuz teyemmüme fit
yol kesik
göz kapağında kent ağır
hazırsın gitmeye
belki bir yelkenli alıp götürür bizi
düştür
belki mavi
veya sonsuz yol çizgisi
hayatı ıskalayarak
Aysu
5.0
100% (20)