4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1007
Okunma
mana içinde kana bulanmış heceler
trafoların etrafında otlara hediye
yaşarken de aynada gördüğü tanrı kadar
tutkulu bir yunan çocuğu hasretlik
masallara inanmaktan öte, masalca
hikayelerindeki bütün sessiz harflere
bir bir nefesi ile her an dikilmek de
parmak uçları töresinde gözyaşı aşk
hiçbir gece küstüremez yaşama bu kadar
bir imbattan geriye ne kalmışsa
her feribot seferinde aynı pencere kenarı
istesem belki de ingiliz kahve fincanı
istersem de, sanırım bir kadının dudakları
kibrit gözlerinde ayasofya kalıntıları
konuşmanın öncü sefer olduğu redakte
her bayram tank seslerine alışkın asfaltlar
kimi zaman sincabın yuvalarını bozarlar
kimi zaman da sakallı bir adamın edepsizliğini
her ikise aynı şey olmalı sanırım evvelden
esrikleşen matiz nöbetlerinde seyrek duygu
inanmaya inandıramazlar beni artık
media player de çalsa da hep zeki müren
manasına itiraz edilmek de sefil yürekyüzü
tüm itirazları beyaz bir eldiven kaldırabilir
sarı, sarı ve beyaz akıtır lenf her düğümünü
ölümlerin bu kadar güzel olduğunu bilseydi
hiç ölür müydü erkenden o genç şairler
mesela diyorum, yani mesela birkaç yüz defa
otostop çekmenin bile adeti var iken yaşamda
sana olan aşkımı redakte etmeye kalkanlar da var
kalkmış olmak keşke oturmayı gerektirmeseydi
inancıma daha çok perçin vuruyor şimdi böyleleri
dikte edilmiş tüm kayıtları silerken gözlerim
mana içinde trombositini arıyor fırçalı küfürler
şimdi sefil aynada görülen o son sanrı da geçti
sarıl bana, sarıl da unutalım gelmişini geçmişini
.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.