Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. william shakespeare
Dikçe
Dikçe

İvedi Çözümlenme

Yorum

İvedi Çözümlenme

11

Yorum

12

Beğeni

0,0

Puan

1647

Okunma

İvedi Çözümlenme

İvedi Çözümlenme

şiiri değiştirdim hem içime sinmedi içinde geçen kelimeler hemde ne ara yazdıysam yok sayamadım emek işte..

okuyup yanlış anlaşılmaya sebep olduysam özür dilerim.

Anlamın karanlık yüzü haylice solgun
Konuşması moraran baş döngüsündeyim
Sonra jiletle kazılmış ses, esrime tedirginlik sarar
Bir inilti uzak dağlarda; içimden düşürülür güncem
Sokulurum varlığımla seni seviyorum terminaline
Geriye boğulmuş hüzün bırakarak



Yazınca yazmadığı her şeyi yarıda kalan
Seslenişim, dokunuşum, uçukluğum gaz yağıyla ateşlenir
Birde duru gözlerine belki son öpüşle yerleşirim
Öykümüzün dirilttiği bir şiiri burun buruna heceleriz
Kendi kendine örülür yer değiştirir uyum diz çökerek



Çığlığımı asılı bıraktığım kaşların seyirince
Parmağıma kına yakarım tadın damağımda
Dövünür bir sığınak kendini gezdirirken ateşimin üstünde
Yitirilmiş bir duygu kopar; -nedir biz kaç kişiyiz!- der gibi
Yorulur duvarı aşındırır izim; oysa -yitik-değilim
O güdü aman boşver-unutmalıyım- çağrışımlıdır
Döngü biter macerası karışır kalabalığa



İkimiz:
Şehvet âyinleri yarıda bölünen iki aşık
İkindi gölgelerinden farksız karanlıkta bütünleşir
Kol gezen sızıntı, yitirilmiş duygu, kopan sinir
İçin de iktidarsız saygılı arzusu
Kendi boşluğunu okur mızıka eşliğinde
Isındıkça açılır yitik bir sezgi
Kendini ürettiğin de
Kireçle yıkanmış duyuları bırakır saksıya
Geviş getiren mülkiyeti gezdirir bedenler de



Ey sen!
Ey kol gezen hiçlik!
Bu adamı tanırsın! ihtilali çok fazla
Unutuyorum!
Unutalım! unutalım beyler;


-Söndü şehvetimiz duvarları tırmalayan parmaklarımızın izi kaldı-

Bir de sızıntı.



çığlığınezgisindebuhranhallerindenbirgün 17/4/2003

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İvedi çözümlenme Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz İvedi çözümlenme şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İvedi Çözümlenme şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yok,sul
yok,sul, @yok-sul
11.3.2012 13:36:35
DOSTUM çok güzel şiirdi tebrik ederim saygılarımla...
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
11.3.2012 01:03:05
unutalım / bir sızı


saygımla
x adamus
x adamus, @xadamus
10.3.2012 23:09:55
Hesi geçer o sızı kalır yinede içimizde.

Tebrikler.
Nagodka
Nagodka, @nagodka
10.3.2012 21:54:53
Yüreğinize sağlık kaleminiz daimolsun saygılar hocam esenkalın
GÜLDESTE
GÜLDESTE, @guldeste
10.3.2012 19:01:54
hayırlı akşamlar değerli dost gerçekten daha önce yazdığımız şiiri beğenmiyoruz bu çok doğal zaten kalemimiz her zaman daha güzelini aramalı değil mi ?
ben de aynı duygularla önce gergef şiirimi yazdım ve eksiklerini görüp beğenmedim ama dostlarımın yorumları olduğu için silmeye kıyamadım ve ardından yeniden düzenleyerek divane gezer şeklinde yeniden şiirimi düzenledim
gönül kaleminiz hep bizlerle olsun sevgiler saygılar
Bandırmalı
Bandırmalı, @bandirmali
10.3.2012 16:39:10
Tadıyla hazzıyla doyumsuz şaire özgü güzelliklerin
sayfaya yansıtıldığı akıcı muhteşem bir duygu seli
vurucu noktasıyla nice güzel finaliyle okunası bir eser
kutlarım saygılar sunarım..
emra
emra, @emra
10.3.2012 15:31:01
Dikçe ağabey nasılsınız öncelikle. Şiirinizi okudum tekrar okudum bilirsiniz beni okurum ben sizi ki sizde dize kurma yeteneği var birikim var yaşanmışlık var fakat dikçe ağabey sizi daha çok anlamak istiyorum. Bu çağ somut şiirler yaz diyor dikçe ağabey ne yapacağız şimdi 60 ların ve 70 lerin göz bebeği imgeyi terk edip somut şiirler mi yazmalıyız bilemedim ki :)

bir de dikçe ağabey geçen çok sevdiğim bir şair dostum Hakan arslanbenzer bana şunu dedi : "eğer altmışlarda yazıyor olsaydın çok parlak bir şair olabilirdin" sanırım o zamannın gerektirdiği dil ve şiir oydu. Yani ikinci yeni şiiri. Şimdi ise gittikçe gücünü kaybediyor imge ikinci yeni şiir bitmek üzere. Artık onların gölgesinde gezmenin bir anlamı yok. Baudelaere'ci şairler: Fransız şair Baudelaere'nin etkisinde bir şiirdir ikinci yeni şiiri. Gördüğünüz gibi aslında yeni bir şeyde yok hep bir etkileşim sadece geliştirilmiştir imge dünyası. Ama halk bir şey anlamışmıydı onların döneminde bırakın anlamayı dalga geçilmişti ikinci yeni şiiri (imge şiiri) onların döneminde. Çok sonra anlaşıldı onlar kabul gördüler sevildiler. Son on yıldır kutsanmaktaydı ikici yeni şiiri. Garip şiiri nasıl bitsiyse ikinci yeni şiiride bitecektir: bir harf devrimi gibi soyuttan somuta tamamiyle geçilecektir diye tahmin ediyorum. Ki şuan yazanlar var zaten Fayrap dergisinin editöre şairHakan arslanbenzerin ortaya attığı neo- epik şiir poetikası kabul görülmekle birlikte etkisini; gösterdi yeni yetişen genç şairlerde. Somut imgeler daha anlaşılır şiir, her zaman akılda kalacak şiirdir. Anlaşılır şiirden kasdım hiçbir zaman çıplak şiir değildir. Onda da bir şairanelik olmalı şiirsellik olmalı mutlaka. Okunduğunda bir şeyler çağrıştırsın bir şeyler anlatsın akılda kalsın dizeler istiyorum dikçe ağabey...

Dikçe ağabey bu söylediklerimin hepsi benim için de geçerli. Ben de imgeyi çokça kullanıyorum yeri geliyor okurun anlayamadığı dizeler oluyor demek ki bende bir sorun var. Tam anlamıyla veremiyor olabilirim manayı. O yüzden hep şunun gayretindeyim dikçe ağabey: daha somut ve daha anlaşılır şiirler yazmak, kullandığım imgelerle istediğim manayı çağrıştırmak. Şiirin bir amacı olmalı bir davası olmalı bir yazılış sebebi olmalı. Sulu boya gibi akıp unutulmamalı. Şiirinizin ayakları yere bassın isterim her dizesi anlatsın çokça şeyler...

Dikçe ağabey şimdi şiirinizden bir kaç örnek vereceğim müsaadenizle, müsaade verdiğinizi duyar gibi oldum teşekkürler :)

" Anlamın karanlık yüzü haylice solgun" : Karanlık bir dize gerçektende anlam karanlık olmuş bu dizede. Soyuttan somuta geçmişsiniz sonra tekrar soyuta dönüş. Anlam=soyut/ karanlık=soyut/ yüz=somut/ solgun=soyut.

"Sonra jiletle kazılmış ses, esrime tedirginlik sarar" ses jiletle nasıl kazılır ?

"Bir inilti uzak dağlarda; içimden düşürülür güncem
Sokulurum varlığımla seni seviyorum terminaline" açık mesela anlayabiliyorum bu kısmı fakat geri kalan kısım aynı tenpoda değil. Anlamakta güçlü geçiyorum. Okura ulaşamayn şiir şiir olmaktan çıkıyor bazen. Vermek istediklerinizi açık bir şekilde anlatın bize veya sezdirin dikçe ağabey. Şiirinize sansür uygulamayın artık 70 lerde 80 ler yaşamıyoruz. Hadi o dönemin şairlerinin bir bahanesi vardı "epik yazmak istiyorduk fakat korkuyorduk fişlenmekten" :) adamlar korkuyormuş dikçe ağabey, 28 şubat mı kaldı veya 12 eylül mü ? Çok özgür bir ortamdayız söven sövene bağıran bağırana sansüre gerek kalmadı bugünün Türkiyesinde. Yani haykırabilirsiniz öfkenizi veyahut sevdiğinizi... Benim söyleyeceklerim bu kadar inşallah daha müsait bir zamanda çay eşliğinde daha çok şayler anlatabilirim belki sevgiyle alın dikçe ağabey...

son olarak sevgili arkadaşım şair murat sözerin bir şiirini paylaşmak istiyorum sizinle. Bunca anlattıklarıma bir örnek...

Etkin-Heves Mi Sandın.Mp3

Bu şarkı ağrılı dişleriyle ekmek ısıran zonguldak'taki işçilere gelsin. Bu şarkı vardiya saatleri dışında jöleli saçlarıyla çarşıda yürüyen, kızlara bakıp yerlere tüküren uzun boylu esmer sıska gençlere gelsin. Otuz yıl boyunca bıyıklarını kesmeden bilime ve gençliğe inanan lise fizik hocalarına. Kitap çalan fakir, kitap çalan cimri, kitap çalan şair gençlere gelsin. Ferah kafelerde sevgilisine belini ellettirmeyerek islamcılık yapan kızlara değil, üç yüz lira maaşla çalıştığı tekstil atölyesinden çıkıp bankta sevgilisiyle yiyişen çirkin işçi kızlara gelsin. Bu şarkı esnaf lokantalarının bulaşıkhanesinde 12 saat bulaşık yıkayan teyzelere. Omzunu öne atıp vitese yaslanarak dünyaya eğilen genç minübüs şöfürlerine gelsin ulan. Ulan kirayı geciktirdikçe ev sahibiyle oturmak, çay içmek, sohbet etmek zorunda kalan öğrencilerin tedirginliğine. Tarlabaşı kahvelerinde pandiklenen 13 yaşındaki çaycılara gelsin. Orospulara orospulara orospulara gelsin. Harem otogarında 10 liraya tenhaya çekilen orospu bile olamamış genç kızlara gelsin bu şarkı. Dirseklerine inanan kavgacı mahalle çocuklarına. Ayaklardan ayrılmayacakmış gibi yapışan terli pis çoraplara. Sevdiği kızı tokatlayan İzmitli çingene tikilere gelsin. Bu şarkı, gündüzleri "kılap" geceleri arabesk dinleyen, parklarda telefondan şarkı açıp milletin kafasını siken tehlikeli delikanlılara gelsin. Yumrukları nasırlı laz kalfaların Umut Bulut'a ettiği küfürlere gelsin ulan bu şarkı. Babasız Bitlisli kzıların kasıklarına gelsin. Gurbette samsun 216, memleket ziyaretinde uzun malboro içen işçilere. Kaşlarını ala ala bitiren parlak yeşil çirkin başörtülülere çarşıda yürüyen lise mezunu kızlara gelsin bu şarkı. Anasına sövdü diye, adamı koltuklarından altı kere bıçaklayan sarışın piçlere gelsin. Bu şarkı lise 2'de sınıf tekrarı yapan meslek liseli kızlara. Kahvelerin kara bordo kirli masa örtülerine yaslanan çürük esmer dirseklere. Babasıyla kavga eden, babasıyla sinemaya hiç gitmemiş, babasını hep uzaktan seven gençlere gelsin. Bu şarkı babasını koşarken görse şaşıracak olan gençlere gelsin. On iki saat çalıştığı fırından çıkıp, cami avlularında ve karısında serinlik arayan kalfalara gelsin bu şarkı. Ablasını dövmüş ve dövecek olan herkese geniş geniş gelsin ulan. Bu şarkı yazlığında kahvaltıdan sonra devrimden bahseden eski solculara değil, bu şarkı günübirlik gittiği plajda yüzükoyun yatıp kızlara bakan tornacı delikanlıların yanık omuzlarına gelsin. Bu metni elinde tutan şiir okuruna değil, elinde (ekmek gibi mesela) sadece kolay anlaşılır ve somut olanı tutanlara gelsin.
emra tarafından 3/10/2012 4:13:20 PM zamanında düzenlenmiştir.

emra tarafından 3/10/2012 4:27:42 PM zamanında düzenlenmiştir.

emra tarafından 3/10/2012 4:32:39 PM zamanında düzenlenmiştir.

emra tarafından 3/10/2012 4:36:29 PM zamanında düzenlenmiştir.
Nil Gün
Nil Gün, @coldeki-kelebek
10.3.2012 13:17:24


Dilinin imgeleme gücünün gelişimini
hep farklılık arayan tekdüzeliği sevmeyen kalemini
takdirle takip ettiğim şairsin dikçe şair

tebrik tebrik tebrik
salih durmuş
salih durmuş, @salihdurmus
10.3.2012 12:20:57
-Söndü şehvetimiz duvarları tırmalayan parmaklarımızın izi kaldı-

Mükemmel bir final..


Kutlarım...
Şaban Aktaş (Homerotik)
Şaban Aktaş (Homerotik), @saban-aktas-homerotik
10.3.2012 10:54:35
Kireçle yıkanmış hormonlarımızı bırakır saksıya
Geviş getiren mülkiyetimizi gezdiririz bedenlerimizde
..
Güzeldi tebrikler.Saygıyla.
gevdan
gevdan, @gevdan
10.3.2012 10:50:42

İvedi sevişmelerin Çözümlenmesi

Anlamın karanlık yüzü haylice solgun
Konuşması moraran baş döngüsündeyim
Sonra jiletle kazılmış ses, esrime tedirginlik sarar
Bir inilti uzak dağlarda; içimden düşürülür güncem
Sokulurum varlığımla seni seviyorum terminaline
Geriye boğulmuş hüzün bırakarak


Yazınca yazmadığı her şeyi yarıda kalan
Seslenişim, dokunuşum, uçukluğum gaz yağıyla ateşlenir
Birde duru gözlerine belki son öpüşle yerleşirim
Sevişmelerimizin dirilttiği bir şiiri burun buruna heceleriz
Kendi kendine örülür yer değiştirir uyum diz çökerek


Çığlığımı asılı bıraktığım kaşların seyirince
Parmağımı emerim tadın damağımda
Dövünür bir sığınak kendini gezdirirken ateşimin üstünde
Yitirilmiş bir duygu kopar; -nedir biz kaç kişiyiz!- der gibi
Yorulur duvarı aşındırır izim; oysa -abaza-değilim
O güdü .iktiret -unutmalıyım- çağrışımlıdır
Döngü biter macerası karışır kalabalığa


İkimiz:
Şehvet âyinleri yarıda bölünen iki aşık
İkindi gölgelerinden farksız karanlıkta bütünleşiriz
Kol gezen sızıntı, yitirilmiş duygu, kopan sinir
İçimizde iktidarsız sevişme arzusu
Kendi boşluğumuzu okuruz mızıka eşliğinde
Isındıkça açılır yitik bir meni kendini türettiğinde
Kireçle yıkanmış hormonlarımızı bırakır saksıya
Geviş getiren mülkiyetimizi gezdiririz bedenlerimiz de


Ey sen!
Ey kol gezen hiçlik!
Bu adamı tanırsın! ihtilali çok fazla
Unutuyorum!
Unutalım! unutalım beyler;

-Söndü şehvetimiz duvarları tırmalayan parmaklarımızın izi kaldı-

Bir de sızıntı.


_______________________MÜKEMMEL BİR ESER DAHA OKUDUM HARİKASINIZ KUTLUYORUM DEĞERLİ YÜREĞİ EN DERSİN SAYGILARIMLA EFENDİM ..........
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL