11
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
1647
Okunma

şiiri değiştirdim hem içime sinmedi içinde geçen kelimeler hemde ne ara yazdıysam yok sayamadım emek işte..
okuyup yanlış anlaşılmaya sebep olduysam özür dilerim.
Anlamın karanlık yüzü haylice solgun
Konuşması moraran baş döngüsündeyim
Sonra jiletle kazılmış ses, esrime tedirginlik sarar
Bir inilti uzak dağlarda; içimden düşürülür güncem
Sokulurum varlığımla seni seviyorum terminaline
Geriye boğulmuş hüzün bırakarak
Yazınca yazmadığı her şeyi yarıda kalan
Seslenişim, dokunuşum, uçukluğum gaz yağıyla ateşlenir
Birde duru gözlerine belki son öpüşle yerleşirim
Öykümüzün dirilttiği bir şiiri burun buruna heceleriz
Kendi kendine örülür yer değiştirir uyum diz çökerek
Çığlığımı asılı bıraktığım kaşların seyirince
Parmağıma kına yakarım tadın damağımda
Dövünür bir sığınak kendini gezdirirken ateşimin üstünde
Yitirilmiş bir duygu kopar; -nedir biz kaç kişiyiz!- der gibi
Yorulur duvarı aşındırır izim; oysa -yitik-değilim
O güdü aman boşver-unutmalıyım- çağrışımlıdır
Döngü biter macerası karışır kalabalığa
İkimiz:
Şehvet âyinleri yarıda bölünen iki aşık
İkindi gölgelerinden farksız karanlıkta bütünleşir
Kol gezen sızıntı, yitirilmiş duygu, kopan sinir
İçin de iktidarsız saygılı arzusu
Kendi boşluğunu okur mızıka eşliğinde
Isındıkça açılır yitik bir sezgi
Kendini ürettiğin de
Kireçle yıkanmış duyuları bırakır saksıya
Geviş getiren mülkiyeti gezdirir bedenler de
Ey sen!
Ey kol gezen hiçlik!
Bu adamı tanırsın! ihtilali çok fazla
Unutuyorum!
Unutalım! unutalım beyler;
Bir de sızıntı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.