6
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1796
Okunma
I. NÛR
Geceden fecre doğru uzanır telâş ile
Uhrevî bir âhenkle dolar rûhumuza, nûr
Karanlık perdelerken gözlerini sabâhın
Alaca karanlıkta binbir duâ okunur
Sabâhın mûsikîsi dolaşır sokaklarda
Tatlı bir rüzgâr eser, özde huzûr bulunur
İlk ışıkla süzülür aydınlık, pencereme
Şavkı vurur güneşin, gölgelere dokunur
Seher yeli âheste, âheste seher yeli
Zamanın sûretine değince mest olunur
Geceden fecre doğru uzanır telâş ile
Uhrevî bir âhenkle dolar rûhumuza, nûr
II. ÇINSABÂH
Gecede saklanırken her türlü vebâl, günâh
Arınır kirlerinden ardına doğan sabâh
Her başlangıçta rahmet, bitişte merhâmet var
Yeni bir gün başlarken ellerimize doğar
Tüm börtü böcek, kuşlar... Kısacası mahlûkât
Bu anda gerçek; çünkü sonsuzda gizli hilkât
Aydınlık kusru serer ortaya, âşikâre
Saklamakla yok olmaz, yoktur buna bir çâre
Karanlık kusru örter, gözlere perde çeker
Bir nevî körlük gibi insanı derde çeker
Gecede saklanırken her türlü vebâl, günâh
Arınır kirlerinden ardına doğan sabâh
III. DUÂ
Bir huşû kaplar rûhu, sanki sıyrılır ben’den
Uzanırken semâya duâya kalkan eller
Durmadan hafiflerken belki uçar bedenden
Bambaşka bir şekilde zamana sarkan eller
Avuçlarına sinsin, sinsin avuçlarına
Duâların izleri; ins’in avuçlarına
İnsin avuçlarına duâların izleri
Günahkâr gecelerin çürüyecek dizleri
Sonsuz huzûr bulayım binbir renkli desenden
Sabâh vakti öleyim, rahmete bakan eller
Sabâhın kuytusunda haber alayım senden
Uzanırken semâya duâya kalkan eller
* Bu şiirim edebice.com şiir edebiyat kültür ve sanat sitesinde düzenlenen "sabah" konulu şiir yarışmasında 1.lik ödülünü almaya hak kazanmıştır.