4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1873
Okunma

Teskin edilmesi güçtür
Bir şimendifer taşırken haki renginde tankları;
Düşünür aklı kıt, gerçeğe zıt,
Kaç insan daha sever diye
Gelip, geçmiş tüm insanları.
Hayret eder balkonlar,
Siyah zülüflerde gri bakışlardır gündüz
Aynı merdiven köşesinde bir kadın
Ve yanındaki oğlanın adı Gürbüz!
Geçip gidenler kadar sevmeliyim şimdiyi.
Yarına ne bir hesabım var, ne de geçmişe feryadım!
Bugün de bir ihtilal bayrağı sallar astarı yırtık,
Acemi bir terzinin ellerinde yaralanmış kabanım.
Kadının hüznü;’ Bir gün olsun eve geldiğinde,
Hani bir kez olsun kapıyı açtığımda ona;
Ah bir kez yüzüme gülüp, konuşsa, öpse beni!
İstemiyorum yeni elbiseler, istemiyorum para
Onun sevgisiyle mutlu olmak yeter bana’
Derken,
Göz göze geliyoruz komşularla beraber
Biraz olsun kadının feryadı belki şu sokak da diner!
Geçip gitmiş onlarcasının hatırası dut ağacında
Dut ağacımda geceleri şiirler damlatan asfaltlara
Yeryüzünü milyon kere mahveden insanlığa
Ağaçlara, kuşlara, her ne varsa böcekten yana
Organ/ellerini dahi deşen Şubat soğuğunda
Aynı kadın evinin penceresinden bakıyor,
Elimde papatya ekmek, birkaç anaç yumurta!
Bugün de mutsuz sanki bugün de dertli
İkindi ezanı sonrası sınırlarımız dışı yine hareketli
Kendi kapı içine köle olmuş ruhlarımız isyanlarda...
Hiç bitmeyecek zannedilen ömür gibi bakışları
Bir yanda geçmiş, diğer yan da geçmeye namzet yarınları
Aynı safın sımsıcak ekmeğinde ikiye bölünmüş ana’varta’ları !
’Tak tak’ sesleri kulağında kedi hanımefendinin
Talip olduğu gecelik bile sandıklar içinde naftalin kokuyor
Artık pijamalar dahi uykudan ziyade, maziye gebe.
Ne düne, ne de geleceğine hiç umut vermediğim yarınlar,
Beni artık mutlu hayaller ile kandıramazlar!
Varsa bir san’at gözlerinde Ali amcanın,
O da işportacı; çakmak, kalem, vesaire…
Bu dünyadan geçmiş Bağ-kur emeklisi biçare.
İşte onun gibi sevmeye çalışıyorum ellerimi
Kirlenip, defalarca yıkanmaya muhtaç olsalar bile!
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.