11
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1438
Okunma

/Akheloos gözlerin yere düşüyorken nasıl akabildin
Suyun yorgunu ters akardı bilemedin/
-I-
Serinletmedi hayat yelpazesi kavrulan tenini
Tuzunu açık eden güneşe ne ara varıp eridin
Persephone nin koruluğunda ölen melek
Kokusuyla çığlık attırırken burnu açıklara
Uzun kavakların neşesini seyrettin; duygusuz
Tattın yasak üzümü dans ettirdin durgun filmlerdeki tanrılara
Bağrına bastın gevşek hayatları
Kazdığın kum arasında kalan kuskunluklarınla
Yattın kızıl denizin yorganının altına; serin
-II-
Hades bataklığına vardığın vakit
Susam tadıyla yapışacak yanık tenine sersem yaratıklar
Akılları firar düş bekçisinin kemerinden; gör
Ateşin uçuyor hüznün gergefinde
Ayakların tersine dönmüş şükrediyor kuyunun sihrine
Balık zıplaması hızlı; cebinde akıllı mürekkep akıntısı
Derin yarın içine sıkışan /kafan/
Rutubetli kalbine ilk kez ayna tutarken
Zeus un lanetine birkaç çakıl atıyor
Kızıl sardunyanın
Esişlere gömüldüğü topraksız zeminde /dilsizliği uyuyor/
Biraz dinse oysa…
-III-
Susuşlar çığlıksızlıktan ölüyor kaçırdığın dilek biletinde
Ay ışığında sulanıyor iplik bahçen
Bin renge boyanıyor pamuk olabilenler
Zırhına kaplanıyor sırtındaki eller
Ölü suret tadı meleklerin saç diplerinden emiliyor
Bir başka evren tütsü yakıyor ayaksız gezegenlerine
Ve inciler yollanıyor vakti bitenlere; kaygısız kapılar açılıyor
Siyah portakallarını yiyorsun
Ölümün nane kokulu evinde
-IV-
Bataklığının koruyucusu oluyor
Göğsüne konan karasinekler
Kâinata hükmediyor bak alaylı ressam
Çizdiği sen le
Geriliyor kanattan ışıklar görülmese de
Mumlarının yorgun öyküsünü ezberliyor dilin
Dişlerinden uzuyor yakmak için
Yalnız kalanlar susarak ölüyor
Kırmızı bağcıklarının ot topladıkları yerde
Rüyalarının sarı hırkası düğmelerini deve adarken
Gidenler gömülüyor en yalın halleriyle
/Ağlamak değil de
Kör oluyorsun öğrendikçe/
-V-
Hüsran saçılırken ölüme
Tek olduğunu haykırıyor rengin kendi kendine
Siyahın üstüne " püskürtülen" uzun uzun uyurken
Saydamlaşıyor tedirginliğiyle
Ulu Okeanos un ötesinde
Geceyle gündüz sınırında oturuyor
İnce sesli batı kızları
Taze çimenleri dağıtıyor
Tadıyorsun hayvan diliyle
Yanık inanışların külleri yüzünü esmerleştiriyor
Dokuz kafalı yılanbaşlarının yarattığı boşlukta
Karambole gidiyorsun sorgu sepetiyle
Bombalı eylemler yükseliyor içinde
Uçan aklın sinagog çatısına konup
Kaçak ibadetini arıyor ilk ve son kere
Çiğin uyandırdığı faşist gülüşlere ne oluyor
İçinin kaldırımı özüne dönüşürken
-VI-
Sodom ve Gomore günahlarını yıkıyor gözyaşlarınla
Kır perçemlerinde susmuyor zaman
Bakıyorsun dalga dalga
Kaçıyorlar çırılçıplak
/Günah şehri ayılıp tekrar yanıyor
Kızıl alevleri koynuna alıyor musun/
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.