11
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
1192
Okunma
Sen bozkırın esmer yağızı
ben dağların asi kara kızı
ikimiz de yosun kokusundan ırak
ayrı rüzgârların
yorgun savaşçısı...
Sen yollara vuruyordun kendini
ben uçurum kıyısında
solmuş çiçek...
bir türlü kesişemeyen yönlere
savruluyorduk...
küllerimizi ezerek...
Senin dilinde yanık bir barak
benimse anlamadan söylediğim
sızılı ağıt...
aynı dilin farklı lehçeleri gibiydik
aynı şafakta kuşanıyorduk
mavzerimizi...
her gün
biraz
daha
azalarak...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.