8
Yorum
4
Beğeni
4,9
Puan
1518
Okunma
Denizde;
-babaları paslı
-palamarları sarmaş dolaş-lime lime
(bakmadan bu döküntü haline)
el sallamadan geçen vefasız bir vapura
nasıl da içleniyor terkedilmiş iskele
Kıyıda;
-otların arasında toprağa gömülü ve
işlevini çoktan kaybetmiş makas,
anlatıp duruyor usanmadan
her vagon gelişine bir gülücük
ve çok göz yaşı koyduğunu her gidişe
-Ah hangi teselli ilaç olur ki
istasyondaki teneke saksıların
lojman sakinlerince sulanıp,
ebruli renklere bulandığı
o çapkın günlerin
özlemiyle paslanmış tenlerine?
Meydanda,
-kırık musluktaki unutulmuşluk
-sebilin sararmış mermerindeki ince işçilik
-kayıp kupanın kopuk zincir sonu
-artık akmayan /akamayan suyun duyulmayan ses tonu
bakarak; biribirine tıpa tıp benzeyen hallerine
ağlıyor mu ne?
./.
önce
gişelerine kilit vurulmuş
sonra
üstüne gökdelen kondurulmuş
eski yazlık sinemanın
temeline gömülü duruken
siyah beyaz ama
gökkuşağından bile daha zengin ıslıklarımız
müflis bir miras yedi gibi
sersefil dileniyor kaldırımda
hangi soygunun ihanetine uğrarsa uğrasın
asla iflas etmeyeceğini sandığımız
hatıralarımız
kim demişti bana kim
zamanın öldüğünü
ama yaşanmışlıkların canlı durduğunu?
heyhat..!
asfaltla tanıştığından beri
yağmur bile hatırlamaz olmuş
parke taşlarının geçirgen soluğunu
natürmort sanıyor ya kendini şehir
itirazsız kabullenmiş dalından koparılmış olduğunu
./.
yine de eminim
öldür Allah söylemez şu yıkık duvar
taşlarının arasındaki gizli yarıkta
yıllardır alıcısnı bekleyen sararmış mektubun
kime ait olduğunu
Mine Özdemirtaş
5.0
91% (10)
4.0
9% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.