13
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
2363
Okunma

Babam attaya gitmedi anne
Seni ölümle aldattı seher vakti
Benim hayallerimi salasıyla sulara yazdı
Küllendi dağlarım anne
Gölgem çalındı…
Yazık ki
Masallar masum b/akmıyor artık
Gökten elma kurdu düşüyor…
Doğacak an’lara sözcükler biledikçe
Zamansız hayıflanışlar edindim anne
Dikenlendi yürek yerim dili geçmiş dünlerden
Noktalı O’lar canımı yakıyor anne…
Yaşam yorgun gözlerimin buğusundan
Yıllara boğulmuş yılgın damlalar
Sancılı geçişlerin ardında
Bir arpa boyu yol hüzzam
Üç yapraklı yalnızlık payımızda…
Ah anne
Say ki mürekkep sevdasından
Gözlerimde lacivert birikmiş deniz, bulutlar martı kanatlarında
Ha düştü ha düşecek içimin rüzgârından.
Yaralı sözcükler dudaklarımla
Bir kan tadı nara
Yirmilik dişlerim arasında çürümüşken kahkahalar
Tümcelerin telvesinde fallara bakıyor suskun gözlerim
Hayra yormadan kasvet li cümleleri
Yüreğim bir tabuta çivileniyor
Anladım ki anne,
Döl tutan acıların gövdesiymişim
Gözlerimden zeytin dalları salınırken
Ve eriyorken dilimde yosun tutmuş âminler …
Duvarlarda üryan ümitsizliğim namahrem güneşler den
Dilimden anlamazken beyhude zaman
Ve dost ettiğim dumanlar yaktıkça gözlerimi
Yaşam anne!
Söz yaşıyla sırılsıklam alnımda gölleniyor…
Dikişsiz şiirler yamalandıkça sayfalarıma, mezarlar eşiyorum mısra kürek yürek koyaklarıma…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.