1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2273
Okunma

Cudi Dağını seyrediyorum
Gözlerimdeki yaşlar arkasından,
Cudui Dağı küskün bakarken
İçim parçalanıyor acılardan
Ağrılar boşalırken dizlerimden
Dumanlar uçuyor üzerimden,
Cudi Dağına selam eden
Kimse yok peşimden gelen...
Kayalara tırmanarak çıkarken
Boz bir yılan kaydı avucumdan,
Cudi Dağını yalnızlığa iten
Tılsım gitti, doğruldum birden!
Meğer ilk cengaver benmişim gelen
Kim olursa yaşadığımı gören
Dolarmış buraya erkenden!..
Kimmiş Cudi Dağını büyüleyen
Bir güzel Dilber kaçmış evden
Cudiye kaptırmış gönlünü derinden
Buzlar erimiş onun ateşinden
Yılan ısınmış taa kemiklerinden,
Birden çıkmış yılan uyuduğu yerden
Güneşten daha yakıcı Dilber’den
Hayat gelmiş Cudiye yeniden
Cudiyi başkasına yar etmem diyen
Azılı zehirli boz yılan,
Zehirlemiş Dilberi tam yüreğinden
Cudi Dağı boşalmış birden,
Asırlar gelip giderken
Yaşlar dinmiyor gözlerinden!...
Dilberin gözleri kör olmuş sevgiden
Cudi’ye aşkı yakmış Onu birden
Yılan çaktırmadan zehirlemiş enseden,
Ondan beri bulutlar gitmemiş Cudiden,
Cudi yalnızlığa çekilmiş kederinden!...
Yıl:05.06.2004
Saat:15.30-16.05
Kadıköy/İst.
EROL KEKEÇ