3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1690
Okunma

Hey küskün çocuk
Neden ağlarsın
Niçin moralin bozuk
Nereden gelirsin
Nereye yolculuk
Burada hiç garip yok,
Dön git köyüne
Buralar vahşi
Zaman buruk
Sokaklar dolu
Acıma yok
Hey küskün çocuk!
Mermerdeki yarık
Aynadaki buhar
Karşıdaki bank
Yeşil ışık
Sana yaşamak yok!
Yalnızlık hikâyeleri
Anlatılırdı akşamları,
Dedeler Nineler
Yalan oldu…
Pembe hülyalar
Renkli geceler
Açılmayan goncalar
Sarhoş sokalar
Dön git geldiğin yere
Barınma yok sana!
Hey küskün çocuk!
Var mı sende umut
Bu caddeler boş
Yollar kaygan
Yutucu deniz
Akşamlar kara
Gündüzler sahte
Aldırma bunlara
Umudunu bırakma
Bu sokaklara!
Hey küskün çocuk!
Aldırma bunlara
Sahici yaşam
Geldiğin yerde,
Çiğli çimenlerde
Tepelen günlerce…
Toprağın kokusunda
Büyümüş otlara
Uzan boylu boyunca…
Nasırlı elleriyle
Ürkek ürkek okşayan
Babanın göğsüne
Daya başını unutma;
Çamurlu yollarda
Şelek vurmuş beline
Helkeler kolunda
Soğuktan donmuş elleriyle
Anan sarıldığında
Unutma git sarıl boynuna,
İnsan sarılmaz mı anasına!
Gül kokan patika yollarda
Bahçe duvarını çitileyen iğde
Unutulur mu umutlu yüreklerde!
Gözlerin çakmak çakmak
Umutların taptaze
Sen hey küskün çocuk!
Dön git ananın kucağına
Buralarda yer yok sana…
Boynu bükük geldim
Bende buralara
Acıdan başka
Bir tat tattırmadılar
Bu garip dostuna!
Hey küskün çocuk!
Kuşların cıvıltıları
Toprağın yumuşaklığı
Ananın kucağı
Babanın yüreği
Seni bekliyor
Çok uzaklarda
Dön git tüm umudunla
Onlara!
Yıl:06.01.2005
Saat:18.15—18.40
Kuzguncuk/İst.
EROL KEKEÇ
5.0
100% (1)