5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1574
Okunma
umut hırsızı asalak dünler, kelepçeledi aklıma katil ellerini
şakaklarımda kaderin mermileri köpürüyor, gözlerimde isyan hıçkırıkları
acıtıyor göğsümü geçmişin paslı nalçaları
kör bir bıçak sürtünüp duruyor boğazıma
sabırla yamıyorum şahdamarımı
idam sehpasının uzayan gölgesinde
bastırmak için nedamet yaşlarımı
var gücümle sıkıyorum dudaklarımı
elleri titriyor aya emanet ettiğim çocukluğumun
bir anne zülüflerini okşuyor yosunlu elleriyle
bir ceylan türkümü mırıldanıyor
tersten esen kenafir gözlü bir rüzgar
sürüyüp götürüyor güneşimi saçlarından
asılıyor kirpiklerime öfke kusan asi bulutlar
soğuk mevsimlere kundaklanıyor biteviye ömrüm
ah ne çok geç kalmışım anlamaya dilinde özgürlük titreyen annemi
ve ne az düşünmüşüm yetimliğini babamın
bir annem olurum şimdi, ateşin ortasında yorgun argın
bir babam sığınaksız bakışlarımla, örselendikçe direnen
ve ne çok çaresiz kalırım, hayatın cambaz ellerinde
ey elleri kınalı ömrüm
dileksiz uçuyorlar bahtıma konan uğur böcekleri
kulaklarımda cennet çocuklarının ezgisi
canım Azrail’in dişleri arasında
hasretime uzanıyor bir elim, bir elim göklere
zaman arsız bir yosma
çekip ellerimi yakasından
yürüyüp gidiyor umursuz
umuda giden bütün seferler iptal diyor tenime düşen zulmün sesi
tutuklu kalıyor dudaklarımda, birkaç buruk kelimem
var gücüyle çöküyor boğazıma ölümün öfkeli elleri
sesim gökyüzüne çarpıp düşüyor
ve sökülüyor şahdamarımın eskimiş yamaları
ruhum güz bahçeleri gibi tarumar
sevilerim serseri rüzgarların nefesinde şuursuz
ey gül bahçemde serenat eden bülbül
helalleş benimle
meskenim haritalarda geçmeyen bir diyar artık
ve koynumda gözü açık uhdelerim
gül kokan bedenim boylu boyunca
mahur dilimde mahşer yeminim
ağıtlar yakıyor kefenimin cebinde
leylak kokulu mendilim
23 / 05 / 2010 / N_Erol
5.0
100% (3)