21
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1172
Okunma
1992 şubatıydı kaybettiğim seni,
o gün bu gündür,
hiç bir şey sen gibi ısıtmadı beni...
Ruhun şad, mekanın cennet olsun babam..
Güneş batmak üzereydi,
Posta henüz ulaşmışken köye...
Daha yürünecek yol vardı ya,
Her şey ne kadar keyifliydi;
Sen olunca sonunda…
Alı alına, moru moruna karışmıştı karşı tepelerin,
Bizimse sırtımızdaki, yüklerin en ağır olanıydı.
Velhasıl, kış günüydü o ormanı son gördüğüm;
Alevler yutmadan önce yeşilken nazlı salkım söğüdüm…
Murt ağaçlarına yaslanıp fotoğraf çektirmiştik,
Yarı bozuk, eski bir makineyle, hatıra kalsın diye.
Hiç hesapta yoktu birer birer tükeneceğimiz mazide;
Yerlerinde kararmış birkaç dalı kalan o çalıların bile...
Giderken ayak mı sürüdün be Baba?
Yandı yok oldu bütün ağaçlar, koskoca köy bile...
Bir bilsen Baba, bir anlatabilsem hasretimi;
Hava ayaz mı ayaz, sensizlik donmaktan bin beter.
Her babasız kalanı, hava böyle üşütür mü Baba?
10.02.2010 - Hatice Ak
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.