60
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
4027
Okunma


Labirent kusmuğu, görünen buğu,
Suflör dudağının, sözleri taçta.
Kutup paradoksu, batı ve doğu,
Sahnede hastalık, kıtlık ilaçta.
Gerçeği gizlerken, görünen kuyu,
Eli kalem tutan, çıkıyor ava.
Ey fikir; döşekte, bir ömür uyu,
Şairlik pâyesi, şimdi bedava.
Perdeler açıldı, döküldü boya,
Camda delik açtı, eğreti bina.
Hayâller savruldu, çarpıldı rüya,
Yalana cevâz var, gerçeğe zina.
Hükme hüküm çıktı, ceza müebbet,
Cinnet serâbından, leb-a leb sayfa.
Gafletten muzdârip, kalp denen mabet
Ve hâlâ sokakta, nafile sayha
Gelinlik kızlardan, çalındı mihir,
Kundaktaki çocuk, ararken Anne.
Aldığı nefese, katıldı zehir,
Yarını yarınsız, garip divâne.
Hey Makberi arzın, bir sahibi var,
“Durun ey ölüler, ölmeden ölün”
Ve bir gün ses gelir, sarsılır civar,
Yıkılmadan zemin, Tekbir’e gelin
Makberî – Ahmet Akkoyun……04/01/2010…..22:20…..İst
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.