42
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
6622
Okunma


El çektik candan yârdan ikbâldir bize cefâ
Kurudu göz pınarı kan akar yaşımızdan
Dünya küçük bir evdir iki oda bir sofa
Ağyâra gül verirken taş çıktı aşımızdan
Ümidi gölge yaptık buzda kırıldı nefes
Namerd’e meyletmedik dert aştı başımızdan
Sükût deli tokmağı sesimde esti bir ses
Bir gecede ak düştü çatılmış kaşımızdan
Ne gün aldı rengini ne gece daha sakin
Ne bir kuru teselli gelmedi düşümüzden
Alevler kustu zaman ati olmadı yakın
Her zerreden çığlıklar çıkıyor döşümüzden
Yandık alev diledik yandıkça arttı sızı
Kilitlendi çeneler ses geldi dişimizden
Gönlümüzde sancılı ömr-ü baharın yazı
İklimleri dondurduk yürekte kışımızdan
Tebessümler düşerken yüzümüzde ağladı
Hasreti pervaz yaptık kanatsız kuşumuzdan
Lafz-ı vefânın ahı sinemizi dağladı
Görmedik bir inâyet fuzûli Yaşımızdan
Gittiğimiz yolların son noktası göründü
Kim kaldı ki geride meczup üç beşimizden
Renk, şekil,cisim her şey her şey sise büründü
Ne çıkar dökülmezse bir damla peşimizden
Ne cânândan gün gördük ne bir sefâ felekten
Kurudu göz pınarı yanarken dışımızdan
Hasreti lebriz edip geçirirken elekten
Gönlümüzü doldurduk mâ’nâ da boşumuzdan
Varsın deli desinler ne çıkar arkamızdan
İki damla gözyaşı düşmeli n’aşımızdan
Hey Makberî sökülsün çileler hırkamızdan
İsim bile silinsin mezarda taşımızdan
Makberî - Ahmet Akkoyun.........0/2/10/2007.....01::50.....İst
5.0
100% (1)