13
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2431
Okunma

Birikenlere dair söze heybe dikmekti şiir
unutmadan kadın gözlerini saklanarak kirpiklerine
ve ne büyük kuyudur hatırlamak gamzelerini
derin bir ahtır sözle yanmak
yazma zamanı kalemlere verildiği an!
kırık bir gitar da ağlar geçmiş seslerle
sararmış sandık lekeli anılara bakarak
ömrün geçtiği veranda da ıslanmaktır;
yağmuru göğsüne saklamak.
ve hiç büyümedi gözlerde savruk yıllar
iklimden elbiseler dikti rüzgârda taradı saçlarını
kaç dalga boyu aştı geçti öte kıyılara
limansız gemiler gördü
yıkık iskeleler tanıdı
tuzu yakan akşamlı acılarla…
söküğü yaması eksiği gediği
delik deşik bir eldivendi hayata tutunmak.
melon şapkaya gizli gölgelerdi yüzler
durmayan çan seslerinde bayat çığlıktı
insan olmak!
duvarı yıkık odalara seslenmekti ağlamak
ahşap basamaklı merdivende yürüyen
kâh kırık kâh kurt yeniği sevdalar
terk edilmiş eski yalılardı yalnızlık
köpüklere ağıtlar yakan…
dağınık bir sabahtı yüzümü tanımam
gün batmadan elleri askıya almaktı yazmak
kaç küfür sarnıcına uğradı
mahzenlerde şaraplaştı sızılar
iki kelime kadardı aslında sevmek
ellerini havada kavuşturmak!
yeterdi iki kırık sandalye bir eski masa
sırrı dökülmüş yalansız aynaya bakmakta
sevişme kokan bir yatakta uyumak
öylesi öylesi kolay ki sevda olmak!
ayazlar da uğrar düş kentlerine
sırtı pekse umutların üşümez onlar
karakalem resimlerde kalır siyah ve beyazlar
elleri düş tutanlar yanılmazlar.
yeniden duyuldu martı sesleri; dinle
kaç deniz feneridir inatla bekler sahili
nice gemilere el sallar da
kımıldamaz yerinden
çünkü; limana aşıktır ışıkları…
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.